Eldiven
Mine K. · 3:27
Karlı bir ormanın yakınında yaşlı bir dede yaşarmış. Bir kış günü küçük köpeğiyle ormana gitmiş. Odun toplayacakmış.
Dedenin kalın, kırmızı yün eldivenleri varmış. Odun toplarken bir eldivenini çıkarıp cebine koymuş. Ama yürürken eldiven cebinden kaymış. Yumuşak karın üstüne düşmüş. Dede hiç fark etmemiş. Köpeğiyle evine doğru yürüyüp gitmiş.
Biraz sonra karların üstünden bir fare koşa koşa gelmiş. Burnu üşümüş, patileri buz gibiymiş. Kırmızı eldiveni görmüş. Hemen içine girmiş.
"Ne sıcak, ne yumuşak!" demiş fare. "Burada biraz ısınayım."
Sonra zıp zıp bir kurbağa gelmiş. Eldivenin önünde durmuş. "Kim var orada?" diye sormuş fare. Üşüyen bir kurbağaymış. "Gel, burada yer var," demiş fare. Kurbağa da içeri girmiş. Fare ile kurbağa. Eldiven biraz daha genişlemiş.
Sonra hop hop bir tavşan gelmiş. Uzun kulakları soğuktan titriyormuş. "Kim var orada?" diye sormuş fare. Üşüyen bir tavşanmış. "Gel, burada yer var," demiş fare. Tavşan da içeri girmiş. Fare, kurbağa, tavşan. Eldiven biraz daha genişlemiş.
Sonra kabarık kuyruklu bir tilki gelmiş. Kuyruğuna sarınmış, titriyormuş. "Kim var orada?" diye sormuş fare. Üşüyen bir tilkiymiş. "Gel, burada yer var," demiş fare. Herkes biraz kaymış, tilkiye yer açmış. Fare, kurbağa, tavşan, tilki. Eldiven biraz daha genişlemiş.
Akşam oluyormuş. Sonra gri bir kurt gelmiş. "Kim var orada?" diye sormuş fare. Üşüyen bir kurtmuş. "Gel, burada yer var," demiş fare. Fare, kurbağa, tavşan, tilki, kurt. Eldiven biraz daha genişlemiş.
Derken ağır adımlar duyulmuş. Pat, pat, pat. Kocaman, kahverengi bir ayı gelmiş. "Kim var orada?" diye sormuş fare.
"Çok üşüdüm," demiş koca ayı. "Bana da yer var mı?"
"Sıkışırız ama ısınırız," demiş fare. "Gel bakalım!" Ayı da içeri girmiş. Herkes büzülmüş, iyice sokulmuş. Fare, kurbağa, tavşan, tilki, kurt, ayı. Eldiven kocaman bir top gibi olmuş.
En son minicik bir uğur böceği gelmiş. Kırmızı sırtında siyah benekleri varmış. "Kim var orada?" diye sormuş fare. Üşüyen bir uğur böceğiymiş. "Gel minik, senin için de yer var," demiş fare.
Uğur böceği eldivenin içine minicik bir adım atmış. Eldiven bir an durmuş. Sonra dikişi usulca açılmış. Pıt!
Hepsi yumuşak karın üstüne yuvarlanmış. Fare tavşanın sırtına, kurbağa ayının karnına düşmüş. Herkesin burnu karla kaplanmış. Hepsi kahkahalarla gülmüş. Sonra herkes evine koşmuş. Fare de ağacın dibindeki yuvasına.
Gece olmuş. Ay doğmuş, karlar gümüş gibi parlıyormuş. Dede küçük köpeğiyle geri gelmiş. Kayıp eldivenini arıyormuş.
Küçük köpek burnunu karlara sokmuş. Koklamış, koklamış. Sonra kırmızı eldiveni bulmuş. Dede eldiveni yerden almış. Eldiven hâlâ sıcacıkmış. Dikişi biraz açılmış ama olsun. Dede gülümsemiş, eldiveni giyip evine dönmüş.
Ağacın dibindeki yuvada fare kıvrılmış yatıyormuş. Gözleri yavaşça kapanmış. Rüyasında kırmızı, sıcacık bir eldiven görüyormuş. Ormanda herkes mışıl mışıl uyuyormuş.
İyi geceler.
Kaynak: Ukrayna halk masalı. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.
Benzer masallar
Yarın akşam onun masalı olsun
Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.
