HoolabySleep Coach

Aydaki Tavşan

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika

Bir zamanlar, Hindistan'da bir ormanın kenarında dört arkadaş yaşarmış. Küçük bir tavşan, bir su samuru, bir çakal ve bir maymun.

Tavşan en küçükleriymiş. Kulakları uzun, kalbi kocamanmış. Arkadaşları onu çok severmiş.

Su samuru nehirde yüzermiş. Çakal çalıların arasında dolaşırmış. Maymun ağaçlarda sallanırmış. Tavşan da yumuşak otları kemirirmiş. Akşam olunca dördü bir araya gelirmiş. Gün boyu ne gördüklerini birbirlerine anlatırlarmış.

Bir gün tavşan gökyüzüne bakmış. Bu gece ay kocaman ve yuvarlak olacakmış. Tavşan arkadaşlarını büyük ağacın altında toplamış.

"Arkadaşlarım," demiş tavşan. "Bugün yanımıza aç biri gelirse, ona yemek verelim. Paylaşmak çok güzeldir."

Su samuru, çakal ve maymun başlarını sallamışlar. Hepsi bu fikri çok beğenmiş. Sonra herkes kendi yoluna gitmiş. Tavşan da çimenlere uzanıp beklemeye başlamış.

Akşama doğru tozlu yoldan yaşlı bir adam gelmiş. Sakalı bembeyaz, omzunda pamuklu bir şal varmış. Elinde de bir değnek taşıyormuş. Çok yorgun görünüyormuş.

"Çok yürüdüm, çok acıktım," demiş yaşlı yolcu. "Bana biraz yiyecek verir misiniz?"

Dört arkadaş hemen koşmuş. Su samuru nehirden su kestaneleri getirmiş. Çakal bir kap süt getirmiş. Maymun da sapsarı mangolar toplamış. Yaşlı yolcu hepsine tek tek teşekkür etmiş.

Küçük tavşan üzülmüş. Onun yalnızca yeşil otları varmış. İnsanlar ot yemez ki, diye düşünmüş. Kulaklarını indirmiş, biraz düşünmüş. Sonra kararını vermiş.

Koşup kuru dallar toplamış. Yaşlı yolcu da dallarla küçük bir ateş yakmış. Tavşan ateşin yanına gelmiş.

"Benim sana verecek hiçbir şeyim yok," demiş tavşan. "Ama sana kendimi veririm." Sonra ateşe doğru hop diye zıplamış.

Ama yaşlı yolcu onu havada yakalamış. Sıcacık avuçlarına almış, göğsüne bastırmış. Tavşanın bir tüyüne bile bir şey olmamış. Tavşan şaşkın şaşkın gözlerini kırpıştırmış.

"Dur, küçük tavşan," demiş yaşlı yolcu. "Ben aç değilim. Ben gökyüzünün sihirli yolcusuyum. Senin iyi kalbini görmeye geldim."

Yaşlı yolcu parmağını aya doğru uzatmış. Ayın üstüne uzun kulaklı bir tavşan resmi çizmiş. "Herkes senin iyiliğini her gece görsün," demiş yaşlı yolcu. Sonra gülümseyip yavaşça yoluna devam etmiş.

Dört arkadaş otların üstüne kıvrılmışlar. Su samuru, çakal, maymun ve küçük tavşan. Yan yana, sıcacık uyumuşlar. Nehir yavaş yavaş akmış. Ağaçlar usul usul sallanmış.

Gökte dolunay parlıyormuş. Ayın üstünde de uzun kulaklı küçük bir tavşan duruyormuş. Ay ışığı dört arkadaşın üstüne yumuşacık süzülmüş.

Bu gece sen de aya bak. Belki uzun kulaklı tavşanı görürsün. O da sana bakıyor. İyi geceler.

Kaynak: Jataka masalları. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.