Bremen Mızıkacıları
Bir zamanlar bir eşek varmış. Yıllarca değirmende çuval taşımış, sırtı yorulmuş, adımları yavaşlamış. Bir gün sahibinin "Bu artık işe yaramaz" dediğini duymuş.
Eşek o gece ahırın kapısını itip çıkmış. "Bremen'e gideceğim," demiş kendi kendine. "Orada şehir mızıkacısı olurum. Sesim güzeldir benim."
Yolda giderken kenarda yatan yaşlı bir köpek görmüş. Köpek soluk soluğaymış.
"Ne oldu sana dostum?" demiş eşek.
"Yaşlandım," demiş köpek. "Artık koşamıyorum, bekçilik edemiyorum. Beni istemiyorlar."
"Benimle gel," demiş eşek. "Bremen'e gidiyorum, mızıkacı olacağım. Sen de havlarsın, ben de anırırım. Güzel olur."
Köpek kalkmış, kuyruğunu sallamış. Birlikte yürümüşler.
Biraz sonra yol kenarında bir kedi görmüşler. Yüzü asıkmış.
"Senin neyin var?" demiş köpek.
"Dişlerim döküldü," demiş kedi. "Artık fare tutamıyorum. Ocağın başında uyumayı seviyorum ama kimse beni istemiyor."
"Bizimle gel," demiş eşek. "Bremen'e gidiyoruz. Sen miyavlarsın."
Kedi de katılmış. Üçü birlikte yürümüşler.
Akşamüstü bir çiftlik avlusundan geçerken, çatının üstünde bir horoz görmüşler. Horoz var gücüyle ötüyormuş.
"Neden böyle bağırıyorsun?" demiş kedi.
"Bugün son günüm," demiş horoz. "Yarın çorba yapacaklarmış. Bari son kez öteyim dedim."
"Sesin çok kuvvetliymiş," demiş eşek. "Bize katıl. Bremen'e gidiyoruz."
Dördü birlikte yola koyulmuş.
Ama Bremen uzakmış. Karanlık bastırınca ormanın ortasında kalmışlar. Eşekle köpek bir ağacın dibine, kedi dalların arasına, horoz da en tepeye tünemiş.
Horoz tam gözlerini kapatacakken uzakta bir ışık görmüş. "Arkadaşlar!" demiş. "Şurada bir ev var, ışığı yanıyor."
Yaklaşmışlar. Pencereden bakmışlar. İçeride bir masa varmış, üstünde ekmek, peynir, çorba. Ocakta ateş yanıyormuş. Ama evde kimse yokmuş — sahipleri odun toplamaya gitmiş, kapıyı da açık unutmuşlar.
"Karnım aç," demiş köpek.
"Ama izinsiz girilmez," demiş kedi.
Eşek düşünmüş. "O zaman izin isteyelim," demiş. "Ama önce sahiplerinin dönmesini bekleyelim. Bu arada da üşümemek için bir şey yapalım."
Ve dördü, evin kapısının önünde, birbirlerine yaslanarak oturmuşlar. Eşek en altta, köpek onun sırtında, kedi köpeğin üstünde, horoz da en tepede.
Üşümüşler. Isınmak için ne yapsınlar diye düşünürken eşek, "Hadi," demiş, "mızıkacı olacaktık ya. Prova yapalım."
Ve başlamışlar.
Eşek anırmış, köpek havlamış, kedi miyavlamış, horoz ötmüş. Hepsi bir arada.
Ortaya öyle bir gürültü çıkmış ki, ormandaki bütün baykuşlar uyanmış.
Tam o sırada evin sahipleri dönmüş — yaşlı bir kadınla kocası. Kapının önünde birbirinin üstüne çıkmış dört hayvanı görünce önce şaşırmışlar, sonra gülmekten yerlere oturmuşlar.
"Siz de kimsiniz?" demiş kadın.
"Biz Bremen'e giden mızıkacılarız," demiş eşek. "Yolumuzu şaşırdık. İçeri girmedik, izinsiz girilmez diye."
Yaşlı adam eşeğin sırtını sıvazlamış. "Bu evde yıllardır kimse şarkı söylemedi," demiş. "Bu gece siz söylediniz."
O gece dördü de sıcak evde kalmış. Ertesi gün de kalmışlar. Sonraki gün de.
Yaşlı çiftin işine yardım etmişler: eşek odun taşımış, köpek kapıda beklemiş, kedi ambarı korumuş, horoz sabahları herkesi uyandırmış. Karşılığında sıcak bir ocak, dolu bir kap ve yumuşak bir yatak bulmuşlar.
Bremen'e hiç gitmemişler.
Çünkü aradıkları şeyi — kendilerini isteyen bir yeri — yolun ortasında bulmuşlar.
Ve her akşam, yatmadan önce, dördü bir arada bir şarkı söylermiş. Çok güzel bir şarkı değilmiş belki. Ama o evde kimse şikâyet etmezmiş.
İyi geceler.
Başka masallar
Ağustos Böceği ile Karınca
Bütün yaz şarkı söyleyen böcek ile bütün yaz çalışan karınca, kışın birbirlerine muhtaç olur. 4 dakikalık masal.
Alaaddin'in Sihirli Lambası
Üç dilek hakkı olan çocuk, en zor dileğin ne isteyeceğini bilmek olduğunu keşfeder. 6 dakikalık masal.
Altın Saçlı Kız ve Üç Ayı
İzinsiz girdiği evde her şeyi deneyen küçük kız, geri dönüp özür dilemeyi öğrenir. 5 dakikalık masal.
Çocuğunuza özel bir masal
Kendi kahramanı, kendi macerası olan masallar yakında Hoolaby'de. Hazır olduğunda haber verelim mi?
Tüm masallara bak