Hoolaby

Jack ve Fasulye Sırığı

Jack annesiyle küçük bir evde yaşarmış. Tek varlıkları yaşlı bir inekmiş.

Bir sabah annesi, "Artık süt vermiyor," demiş. "Onu pazara götür, sat."

Jack ineği alıp yola çıkmış. Yolun yarısında yaşlı bir adamla karşılaşmış.

"Güzel inek," demiş adam. "Sana bunun için bir avuç fasulye veririm."

"Fasulye mi?"

"Sıradan fasulye değil. Ama sana ne olduğunu söylemeyeceğim, çünkü inanmazsın."

Jack bir an düşünmüş. Sonra ineğin ipini uzatmış.

Eve döndüğünde annesi avucundakini görünce oturup kalmış.

"Bir inek. Bir avuç fasulyeye."

O gece Jack yemek yememiş. Fasulyeleri pencereden bahçeye atmış ve yatmış.

Sabah uyandığında oda karanlıkmış.

Pencereye gitmiş. Dışarıda kocaman bir gövde varmış — yeşil, kalın, buruşuk. Yukarı bakmış. Bulutlara kadar gidiyormuş.

Tırmanmış.

Uzun sürmüş. Elleri acımış. Ama en üstte, bulutların üstünde, bir yol ve yolun ucunda kocaman bir ev varmış.

Kapıyı çalmış. Bir kadın açmış — kendisinden dört kat uzun.

"Küçük şey," demiş kadın. "Buraya nasıl geldin?"

"Fasulyeyle."

Kadın gülmüş ve onu içeri almış, süt vermiş.

"Kocam biraz sonra gelir," demiş. "Sesi korkutucudur ama kalbi öyle değil. Sadece yıllardır kimse onunla konuşmadı, o da bağırmayı öğrendi."

Gerçekten de biraz sonra yer sarsılmış. Dev içeri girmiş, burnunu çekmiş, kükremiş.

Jack korkmuş ama masanın altına saklanmamış. Ayağa kalkmış.

"Merhaba," demiş, sesi titreyerek. "Ben Jack."

Dev durmuş. Şaşırmış.

"Sen kaçmıyor musun?"

"Kaçacaktım," demiş Jack. "Ama karınız kalbinizin korkutucu olmadığını söyledi."

Dev uzun uzun ona bakmış. Sonra ağır ağır oturmuş — sandalye inlemiş.

"Otuz yıldır buraya kimse gelmedi," demiş.

O gün Jack devle konuşmuş. Dev ona altın yumurtlayan tavuğunu göstermiş, sonra bir arpı, sonra bulutların arasından aşağı bakmayı.

Akşam olunca Jack, "Gitmeliyim," demiş. "Annem merak eder."

Dev bir an sessiz kalmış. Sonra tavuğu almış, Jack'e uzatmış.

"Bunu al," demiş. "Bende kırk tane var, hiçbiri işime yaramıyor. Kimseye gösteremedikten sonra."

"Bir şartla," demiş Jack. "Ben yine geleceğim."

Jack aşağı inmiş. Tavuğu annesine göstermiş. Annesi bir daha oturup kalmış — ama bu sefer sevinçten.

Ve Jack sözünü tutmuş. Ayda bir kez o sırığa tırmanmış.

Yıllar sonra biri ona sormuş: "O sırığı hiç kesmeyi düşündün mü?"

"Neden keseyim?" demiş Jack. "Yukarıda arkadaşım var."

İyi geceler.

Başka masallar

Çocuğunuza özel bir masal

Kendi kahramanı, kendi macerası olan masallar yakında Hoolaby'de. Hazır olduğunda haber verelim mi?

Tüm masallara bak