Küçük Deniz Kızı
Denizin dibinde bir saray varmış. Orada altı deniz kızı yaşarmış. En küçüğü, hepsinden çok yukarıyı merak edermiş.
"Yukarıda ne var?" diye sorarmış büyükannesine.
"Kara var," dermiş büyükanne. "Ama orası bizim yerimiz değil."
On beş yaşına gelince yüzeye çıkma izni almış.
Su yüzüne çıktığı ilk akşam bir gemi görmüş. Güvertede insanlar dans ediyormuş. Müzik varmış — suyun altında hiç duymadığı bir şey.
O gece fırtına çıkmış. Gemi devrilmiş. Deniz kızı sulara atlayıp genç bir adamı kıyıya çıkarmış.
Adam kumsalda uyanmadan önce deniz kızı suya dönmüş. Ama artık içinde bir şey değişmişmiş.
Günlerce yüzeye çıkmış. Kıyıyı izlemiş. İnsanların nasıl yürüdüğünü, nasıl güldüğünü seyretmiş.
Sonunda deniz cadısına gitmiş.
"Bacak istiyorum," demiş.
"Verebilirim," demiş cadı. "Karşılığında sesini alırım."
Deniz kızı duraklamış. "Sesim mi?"
"Sesin. Bir daha konuşamazsın, şarkı söyleyemezsin."
Deniz kızı üç gün düşünmüş.
Üçüncü gece büyükannesinin yanına gitmiş.
"Bir şey soracağım," demiş. "Ben oraya çıkarsam, orada ben mi olurum?"
Büyükanne uzun uzun ona bakmış.
"Sen orada bacakların olacak," demiş. "Ama sesin olmayacak. İnsanlar seni tanıyamayacak. Sen onları seyredeceksin, onlar seni değil."
"Peki ben ne yapmalıyım?"
"Bunu ben söyleyemem," demiş büyükanne. "Ama şunu sorabilirsin: sen karayı mı istiyorsun, yoksa oradaki sesin duyulmasını mı?"
Deniz kızı ertesi gün cadıya gitmiş.
"Vazgeçtim," demiş.
Cadı şaşırmış. "Herkes kabul eder."
"Biliyorum," demiş deniz kızı. "Ama ben yukarı çıkıp susmak istemiyorum. Ben yukarıda konuşmak istiyorum."
Yıllar geçmiş.
Deniz kızı yukarı çıkmaya devam etmiş — sesiyle birlikte.
Kayalıklarda oturmuş, şarkı söylemiş. Önce balıkçılar duymuş. Sonra kıyı köyleri.
İnsanlar sesin nereden geldiğini merak etmiş. Kayalıklara gelmişler.
İlk gelen o genç adammış — fırtınadan kurtardığı.
"Bu sesi hatırlıyorum," demiş. "Bayılmadan önce duymuştum."
Deniz kızı ona bakmış ve şarkısını sürdürmüş.
Hiç bacağı olmamış.
Ama kıyıda onu tanıyan bir sürü insan olmuş — ve hepsi sesinden tanımış.
Büyükannesi bir akşam ona sormuş: "Pişman mısın?"
"Bazen," demiş deniz kızı. "Yürümek nasıl bir şey merak ediyorum. Ama sussaydım, hiç kimse benim orada olduğumu bilmezdi."
İyi geceler.
Başka masallar
Ağustos Böceği ile Karınca
Bütün yaz şarkı söyleyen böcek ile bütün yaz çalışan karınca, kışın birbirlerine muhtaç olur. 4 dakikalık masal.
Alaaddin'in Sihirli Lambası
Üç dilek hakkı olan çocuk, en zor dileğin ne isteyeceğini bilmek olduğunu keşfeder. 6 dakikalık masal.
Altın Saçlı Kız ve Üç Ayı
İzinsiz girdiği evde her şeyi deneyen küçük kız, geri dönüp özür dilemeyi öğrenir. 5 dakikalık masal.
Çocuğunuza özel bir masal
Kendi kahramanı, kendi macerası olan masallar yakında Hoolaby'de. Hazır olduğunda haber verelim mi?
Tüm masallara bak