Hoolaby

Nasreddin Hoca ve Göle Maya

Akşehir'de bir göl varmış. Kocaman, sakin, upuzun bir göl.

Bir sabah köylüler gölün kıyısında Nasreddin Hoca'yı görmüşler. Hoca elinde bir kâse, kâsenin içinde de beyaz bir şey varmış. Eğilmiş, kâsedekini suya döküyormuş.

"Hoca," demiş biri, "ne yapıyorsun orada?"

"Göle maya çalıyorum," demiş Hoca, hiç başını kaldırmadan.

Köylüler birbirine bakmış. Sonra gülmeye başlamışlar.

"Hoca!" demiş içlerinden biri, kahkahadan karnını tutarak. "Göl maya tutar mı hiç? Sen yoğurt mu yapacaksın koca gölden?"

Bir başkası eklemiş: "Bu iş olmaz Hoca. Hiç olmaz. Su su, yoğurt yoğurt."

Hoca kâseyi silkelemiş, doğrulmuş. Ellerini beline koymuş ve göle bakmış.

Sonra köylülere dönmüş.

"Biliyorum," demiş. "Olmaz."

Köylüler susmuş. Beklemişler.

"Ama ya tutarsa?"

Kimse cevap verememiş.

Hoca kâsesini koltuğunun altına almış, ağır ağır köye doğru yürümüş. Arkasından bakakalmışlar.

O akşam kahvede kimse gülmemiş. Herkes düşünüyormuş.

En yaşlıları, uzun bir sessizlikten sonra konuşmuş: "Ben elli yıldır bu göle bakarım," demiş. "Hiç aklıma gelmedi ki gölde bir şey olabilir."

"Ama olmaz ki," demiş genç bir çiftçi.

"Olmaz," demiş yaşlı adam. "Ama Hoca gitti, denedi. Sen ne denedin?"

Genç adam cevap verememiş.

Ertesi sabah köyde tuhaf bir hareketlilik varmış. Değirmenci, yıllardır tamir etmeyi düşünüp ertelediği çarkı söküyormuş. Marangoz, "olmaz" dediği o eğri dolabı yeniden yapıyormuş. Bir kadın, kimsenin bir şey yetişmez dediği taşlık tarlaya fasulye ekiyormuş.

Hepsine sorduklarında aynı şeyi söylemişler: "Ya tutarsa?"

O yaz taşlık tarlada fasulye bitmiş. Az bitmiş ama bitmiş.

Değirmenin çarkı dönmüş. Marangozun dolabı düz durmuş.

Ve göl? Göl elbette göl kalmış. Maya tutmamış.

Ama Akşehir'de o günden sonra bir söz kalmış. Biri bir işe kalkışıp da etraftan "olmaz" sesleri yükseldiğinde, o kişi omuz silker ve şöyle dermiş:

"Ya tutarsa?"

Yıllar sonra Hoca'ya sormuşlar: "Hocam, sen gerçekten gölün yoğurt olacağını mı sandın?"

Hoca gülümsemiş. Sakalını sıvazlamış.

"Ben gölü değiştiremedim," demiş. "Ama o sabah kıyıda duran on beş kişiyi değiştirdim. Bu da fena bir yoğurt sayılmaz."

İyi geceler.

Başka masallar

Çocuğunuza özel bir masal

Kendi kahramanı, kendi macerası olan masallar yakında Hoolaby'de. Hazır olduğunda haber verelim mi?

Tüm masallara bak