HoolabySleep Coach

Parmak Kız

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika

Bir kadının çok çocuğu olsun istermiş. Bir gün bahçesine tuhaf bir tohum ekmiş.

Tohumdan bir çiçek çıkmış. Çiçek açtığında ortasında minicik bir kız oturuyormuş — bir başparmak boyunda.

Adını Parmak Kız koymuşlar.

Ceviz kabuğunda uyurmuş, gül yaprağını yorgan yaparmış. Sesi çok güzelmiş; söylediğinde bahçedeki bütün kuşlar susarmış.

Bir gün Parmak Kız dere kenarında bir nilüfer yaprağına binip oynuyormuş.

Bir kurbağa gelmiş. "Burada kal, oğluma arkadaş ol," demiş. Sonra yaprağı suyun ortasına itmiş.

Parmak Kız nilüfer yaprağının üstünde kalmış, dört bir yanı suymuş.

Ağlamamış. Etrafına bakmış.

Suda küçük balıklar yüzüyormuş. Onlara seslenmiş — sesi güzelmiş ya, balıklar durmuş.

"Bu yaprağın sapını kemirebilir misiniz?" diye sormuş.

Balıklar kemirmiş. Yaprak akıntıyla süzülüp gitmiş.

Parmak Kız yaz boyunca ormanda yaşamış.

Bir tarla faresi onu evine almış. Sıcakmış, güvenliymiş.

Ama fare ona her gün, "Komşumuz köstebeğin evine taşınmalısın," dermiş. "O zengin. Yeraltında güvende olursun."

Parmak Kız köstebeğin tünellerini görmüş. Karanlıkmış. Gökyüzü yokmuş.

"Ben burada yaşayamam," demiş.

"Başka nerede yaşayacaksın?" demiş fare. "Sen çok küçüksün. Dünya senin için fazla büyük."

O sonbaharda Parmak Kız tünelde yaralı bir kırlangıç bulmuş.

Kimseye söylememiş. Her gün ona su taşımış. Kanadının üstüne yaprak sarmış, yanında oturup şarkı söylemiş.

Kış boyunca kırlangıç iyileşmiş.

İlkbaharda kanatlarını açmış.

"Ben güneye gidiyorum," demiş. "Orada senin gibi küçük insanlar var. Çiçeklerde yaşıyorlar. Gel."

Parmak Kız bir an duraklamış.

Sonra sırtına binmiş.

Uzun uçmuşlar. Denizin üstünden, dağların üstünden.

Sonunda bir vadiye inmişler. Her yer beyaz çiçekle kaplıymış. Ve çiçeklerin içinde Parmak Kız gibi minik insanlar varmış.

Onu karşılamışlar. "Buraya nasıl geldin?" diye sormuşlar.

"Bir kırlangıcın sırtında," demiş Parmak Kız.

"Neden geldin?" diye sormuş biri.

Parmak Kız düşünmüş.

"Bana hep 'sen küçüksün, sana uygun bir yer bul' dediler," demiş. "Ben de uygun yer aradım. Kurbağa dereyi verdi, fare tüneli verdi. İkisi de bana uymadı."

"Peki burası uyuyor mu?" diye sormuşlar.

"Bilmiyorum," demiş. "Ama ben buraya kimsenin verdiği için gelmedim. Kendim geldim. Fark bu."

Parmak Kız orada kalmış.

Ama her bahar kırlangıçlar kuzeye giderken onlardan biriyle geri dönermiş. O eski bahçeye, kendisini eken kadının penceresine.

Bir gece pencere kenarında ona sormuşlar: "Küçük olmak zor mu?"

"Zor değil," demiş. "Zor olan, herkesin senin adına karar vermesi."

O gece Parmak Kız eski ceviz kabuğuna kıvrılmış. Gül yaprağını üstüne örtmüş. Kırlangıç da pencerenin önünde uyuyormuş. Parmak Kız mışıl mışıl uyumuş.

İyi geceler.

Kaynak: Andersen. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.