Parmak Kız
Bir kadının çok çocuğu olsun istermiş. Bir gün bahçesine tuhaf bir tohum ekmiş.
Tohumdan bir çiçek çıkmış. Çiçek açtığında ortasında minicik bir kız oturuyormuş — bir başparmak boyunda.
Adını Parmak Kız koymuşlar.
Ceviz kabuğunda uyurmuş, gül yaprağını yorgan yaparmış. Sesi çok güzelmiş; söylediğinde bahçedeki bütün kuşlar susarmış.
Bir gece penceresinden bir kurbağa girmiş. Parmak Kız'ı yaprağıyla birlikte alıp dereye götürmüş.
"Oğluma eş olacaksın," demiş.
Parmak Kız bir nilüfer yaprağının üstünde bırakılmış, dört bir yanı suymuş.
Ağlamamış. Etrafına bakmış.
Suda küçük balıklar yüzüyormuş. Onlara seslenmiş — sesi güzeldi ya, balıklar durmuş.
"Bu yaprağın sapını kemirebilir misiniz?"
Balıklar kemirmiş. Yaprak akıntıyla süzülüp gitmiş.
Parmak Kız yaz boyunca ormanda yaşamış.
Bir tarla faresi onu evine almış. Sıcakmış, güvenliymiş.
Ama fare ona her gün, "Komşumuz köstebekle evlenmelisin," dermiş. "O zengin. Yeraltında güvende olursun."
Parmak Kız köstebeğin tünellerini görmüş. Karanlıkmış. Gökyüzü yokmuş.
"Ben burada yaşayamam," demiş.
"Başka nerede yaşayacaksın?" demiş fare. "Sen çok küçüksün. Dünya senin için fazla büyük."
O sonbaharda Parmak Kız tünelde yaralı bir kırlangıç bulmuş.
Kimseye söylememiş. Her gün ona su taşımış, kanadının üstüne yaprak sarmış, yanında oturup şarkı söylemiş.
Kış boyunca kırlangıç iyileşmiş.
İlkbaharda kanatlarını açmış.
"Ben güneye gidiyorum," demiş. "Orada senin gibi küçük insanlar var. Çiçeklerde yaşıyorlar. Gel."
Parmak Kız bir an duraklamış.
Sonra sırtına binmiş.
Uzun uçmuşlar. Denizin üstünden, dağların üstünden.
Sonunda bir vadiye inmişler. Her yer beyaz çiçekle kaplıymış. Ve çiçeklerin içinde Parmak Kız gibi minik insanlar varmış.
Onu karşılamışlar. "Buraya nasıl geldin?"
"Bir kırlangıcın sırtında."
"Neden geldin?"
Parmak Kız düşünmüş.
"Bana hep 'sen küçüksün, sana uygun bir yer bul' dediler," demiş. "Ben de uygun yer aradım. Kurbağa dereyi verdi, fare tüneli verdi. İkisi de bana uymadı."
"Peki burası uyuyor mu?"
"Bilmiyorum," demiş. "Ama ben buraya kimsenin verdiği için gelmedim. Kendim geldim. Fark bu."
Parmak Kız orada kalmış.
Ama her bahar kırlangıçlar kuzeye giderken onlardan biriyle geri dönermiş — o eski bahçeye, kendisini eken kadının penceresine.
Bir gece pencere kenarında ona sormuşlar: "Küçük olmak zor mu?"
"Zor değil," demiş. "Zor olan, herkesin senin adına karar vermesi."
İyi geceler.
Başka masallar
Ağustos Böceği ile Karınca
Bütün yaz şarkı söyleyen böcek ile bütün yaz çalışan karınca, kışın birbirlerine muhtaç olur. 4 dakikalık masal.
Alaaddin'in Sihirli Lambası
Üç dilek hakkı olan çocuk, en zor dileğin ne isteyeceğini bilmek olduğunu keşfeder. 6 dakikalık masal.
Altın Saçlı Kız ve Üç Ayı
İzinsiz girdiği evde her şeyi deneyen küçük kız, geri dönüp özür dilemeyi öğrenir. 5 dakikalık masal.
Çocuğunuza özel bir masal
Kendi kahramanı, kendi macerası olan masallar yakında Hoolaby'de. Hazır olduğunda haber verelim mi?
Tüm masallara bak