Hoolaby

Rüzgâr ile Güneş

Bir gün rüzgâr ile güneş tartışmaya başlamış.

"Ben daha güçlüyüm," demiş rüzgâr. "İstersem ağaçları köklerinden sökerim."

"Ben daha güçlüyüm," demiş güneş. "Bütün dünyayı ısıtırım."

Uzun uzun tartışmışlar. Sonunda rüzgâr aşağıyı göstermiş.

Yolda bir yolcu yürüyormuş. Sırtında kalın bir palto varmış.

"Şu paltoyu kim çıkarttırırsa o kazansın," demiş rüzgâr.

"Olur," demiş güneş. "Önce sen dene."

Rüzgâr derin bir nefes almış ve esmeye başlamış.

Önce sertçe. Yolcunun saçları dağılmış. Yolcu paltosunun yakasını kaldırmış.

Rüzgâr daha kuvvetli esmiş. Ağaçlar eğilmiş, toz bulutları kalkmış, yolcunun şapkası uçmuş.

Yolcu paltosunu iki eliyle sıkıca kavramış, göğsüne bastırmış.

Rüzgâr var gücüyle esmiş. Fırtına çıkarmış.

Yolcu bir kayanın arkasına sığınmış, paltosuna daha da sarılmış, düğmelerini teker teker iliklemiş.

Rüzgâr yorulmuş. Durmuş.

"Olmadı," demiş.

Güneş bulutların arasından çıkmış.

Bağırmamış. Zorlamamış. Sadece ışığını yollamış.

Önce hafifçe. Yolcu başını kaldırmış, gökyüzüne bakmış.

Biraz daha. Yolcu şapkasını bulup takmış, yürümeye devam etmiş.

Biraz daha. Yolcu paltosunun düğmelerini çözmüş.

Ve biraz daha ısıtınca yolcu paltosunu çıkarmış, koluna asmış ve ıslık çalarak yoluna devam etmiş.

Rüzgâr uzun bir süre hiçbir şey söyleyememiş.

"Nasıl yaptın?" demiş sonunda.

"Ben paltoyu çıkarmaya çalışmadım," demiş güneş. "Ben onu paltoya ihtiyacı olmayacak hale getirdim."

Rüzgâr düşünmüş.

"Ben ne kadar sert estiysem o kadar sıkı tuttu."

"Öyle olur," demiş güneş. "Zorlarsan tutunurlar. Isıtırsan bırakırlar."

O günden sonra rüzgâr bazı günler yumuşak eser oldu.

Ve o günlerde insanlar pencerelerini açar, "Ne güzel bir rüzgâr," derlermiş.

Rüzgâr bunu duymayı sevmiş.

İyi geceler.

Başka masallar

Çocuğunuza özel bir masal

Kendi kahramanı, kendi macerası olan masallar yakında Hoolaby'de. Hazır olduğunda haber verelim mi?

Tüm masallara bak