Hoolaby

Şehir Faresi ile Köy Faresi

İki fare kuzenmiş. Biri köyde, biri şehirde yaşarmış.

Bir yaz köy faresi kuzenini davet etmiş.

Şehir faresi gelmiş. Akşam sofraya oturmuşlar: bir avuç arpa, birkaç fındık, biraz kuru ot.

Şehir faresi tabağa bakmış. Sonra kuzenine.

"Sen bunu mu yiyorsun?"

"Bunu yiyorum."

"Kuzenim, sen yaşamıyorsun. Sen sadece hayatta kalıyorsun. Benimle gel, sana göstereyim."

Ertesi gün şehre gitmişler.

Şehir faresi onu büyük bir evin mutfağına götürmüş. Masanın üstünde peynirler, kekler, meyveler, ballar varmış.

Köy faresi ağzını açık bırakmış.

"Buyur," demiş şehir faresi.

Tam ilk lokmayı alacakken kapı gürültüyle açılmış. İçeri biri girmiş. İkisi masadan atlayıp duvarın deliğine kaçmış.

Kalpleri hızlı hızlı atıyormuş.

"Geçti," demiş şehir faresi biraz sonra. "Devam edelim."

Yeniden çıkmışlar. İkinci lokmada bir kedi miyavlamış. Yine kaçmışlar.

Üçüncüde bir köpek havlamış.

Gece yarısı köy faresi çıkını toplamış.

"Nereye?" demiş şehir faresi.

"Eve."

"Ama burada her şey var."

Köy faresi durmuş, kuzenine dönmüş.

"Var," demiş. "Ama ben bu akşam üç lokma yedim ve dört kere kaçtım. Bende arpa var, ama ben yerken kimse kapıyı açmıyor."

Şehir faresi bir şey söyleyememiş.

"Sen buna alışmışsın," demiş köy faresi. "Ben alışamam. İkimiz de haklıyız."

Ayrılırken şehir faresi sormuş: "Bir daha gelir misin?"

"Gelirim," demiş köy faresi. "Ama sen de bize gel. Bu sefer bir hafta kal, bir akşam değil."

Sonbaharda şehir faresi köye gitmiş.

İlk iki gün sıkılmış. Üçüncü gün, akşamüstü, kapının önünde otururken bir şey fark etmiş.

Sessizlik.

Yıllardır ilk defa yemeğini sonuna kadar bitirmiş — hiç kalkmadan.

O gece kuzenine, "Arpa fena değilmiş," demiş.

Köy faresi gülmüş.

"Arpa aynı arpa," demiş. "Değişen sensin."

İyi geceler.

Başka masallar

Çocuğunuza özel bir masal

Kendi kahramanı, kendi macerası olan masallar yakında Hoolaby'de. Hazır olduğunda haber verelim mi?

Tüm masallara bak