Hoolaby

Tavşan ile Kaplumbağa

Ormanın en hızlı hayvanı bir tavşanmış. Bunu herkes bilirmiş, en çok da tavşanın kendisi.

Her sabah çayırda koşar, sonra durup etrafındakilere bakarmış. "Gördünüz mü?" dermiş. "Kimse bana yetişemez."

Bir gün yol kenarında bir kaplumbağa görmüş. Kaplumbağa yavaş yavaş yürüyormuş. Bir adım. Sonra bir adım daha.

Tavşan gülmüş. "Sen böyle gide gide nereye varırsın?"

"Gitmek istediğim yere," demiş kaplumbağa.

"Ne zaman?"

"Vardığımda."

Tavşan iyice gülmüş. "İstersen yarışalım. Şu tepenin ardındaki ihlamur ağacına kadar."

Kaplumbağa durmuş. Düşünmüş. "Olur," demiş.

Ormandaki bütün hayvanlar toplanmış. Yaşlı bir baykuş başlangıç işaretini vermiş.

Tavşan fırlamış. Bir anda çayırı geçmiş, dereyi atlamış, yokuşu tırmanmış. Arkasına baktığında kaplumbağa daha başlangıç çizgisindeymiş — belki üç adım atmış.

"Bu iş bitti," demiş tavşan.

Yolun yarısında bir havuç tarlası varmış. "Bir tane yerim," demiş. İki tane yemiş.

Biraz ileride gölgeli bir çınar varmış. "Biraz otururum," demiş. Uzanmış.

"Nasılsa uyanınca üç adımda yetişirim," diye düşünmüş.

Ve uyuyakalmış.

Kaplumbağa yürümüş.

Havuç tarlasına geldiğinde durmamış. Çınarın gölgesine geldiğinde durmamış. Tavşanı uyurken gördüğünde bile durmamış — sadece bir an bakmış, sonra yoluna devam etmiş.

Yokuşu tırmanmak uzun sürmüş. Ayakları kısaymış, kabuğu ağırmış. Ama her adımda biraz daha yukarı çıkmış.

Tepeye vardığında güneş alçalmaya başlamışmış. Aşağıda ihlamur ağacı görünüyormuş.

Tavşan bir kuş sesiyle uyanmış. Sıçramış, etrafına bakmış.

"Nerede bu kaplumbağa?"

Yolda yokmuş. Arkasında yokmuş.

Tavşan var gücüyle koşmuş. Tepeyi aşmış. Ve aşağıda gördüğü şeyle donup kalmış.

Kaplumbağa ihlamur ağacının altında duruyormuş. Hayvanlar etrafını sarmış, alkışlıyormuş.

Tavşan yavaşça yaklaşmış. Yüzü kıpkırmızıymış.

"Nasıl?" demiş. "Ben senden yüz kat hızlıyım."

"Öylesin," demiş kaplumbağa.

"O zaman nasıl kazandın?"

Kaplumbağa başını kaldırıp ona bakmış.

"Sen hızlı gittin ama durdun," demiş. "Ben yavaş gittim ama hiç durmadım. Yarışı bitiren hız değilmiş — devam etmekmiş."

Tavşan uzun uzun düşünmüş. Sonra pençesini uzatmış.

"Yarın yine yarışalım mı?"

"Olur," demiş kaplumbağa. "Ama bu sefer sen de durma."

Ertesi gün tavşan kazanmış. Havuç yememiş, gölgede uyumamış.

Ve o günden sonra ormanda bir söz kalmış: Kazanan en hızlı değil, en son durandır.

İyi geceler.

Başka masallar

Çocuğunuza özel bir masal

Kendi kahramanı, kendi macerası olan masallar yakında Hoolaby'de. Hazır olduğunda haber verelim mi?

Tüm masallara bak