Tilki ile Karga
Mine K. · 2:39
Bir karga varmış. Bir sabah pencere kenarında bir parça peynir bulmuş. Peyniri kapıp uçmuş, en yüksek çam ağacının dalına konmuş.
Aşağıdan bir tilki geçiyormuş. Burnunu havaya kaldırmış, peyniri koklamış.
"Vay," demiş kendi kendine, "bu peynir benim olmalı."
Ağacın dibine gelmiş, başını kaldırmış.
"Günaydın karga kardeş!" demiş, sesini yumuşatarak. "Bugün ne kadar güzel görünüyorsun. Tüylerin ışıl ışıl parlıyor."
Karga hoşlanmış. Göğsünü şişirmiş.
"Doğrusu," demiş tilki, "seni her gördüğümde aynı şeyi düşünürüm. Bu kadar güzel bir kuşun sesi de mutlaka güzeldir. Ama hiç duymadım. Bir şarkı söylesen de dinlesem?"
Karga çok gururlanmış. Bunca zamandır kimse ondan şarkı istememiş.
Gagasını açmış.
"Gak!"
Peynir düşmüş. Tilki havada yakalamış, bir lokmada yutmuş.
"Teşekkürler," demiş. "Sesin bir felaket, ama peynirin nefisti."
Ve kuyruğunu sallayarak gitmiş.
Karga dalda kalmış. Yüzü kızarmış — kuş olduğu için belli olmamış ama içi yanmış.
Ertesi sabah karga yine bir peynir bulmuş. Yine aynı dala konmuş.
Ve yine tilki gelmiş.
"Günaydın karga kardeş!" demiş, sesi dünkünden de tatlı. "Bugün daha da güzelsin. Tüylerin sanki gümüşten."
Karga hiçbir şey söylememiş.
"Bir şarkı söylesen," demiş tilki, "ormanın en şanslı tilkisi olurum."
Karga başını yana eğmiş. Tilkiye uzun uzun bakmış.
Sonra peyniri gagasından ayağının altına almış. Sıkıca bastırmış.
Ve ancak ondan sonra ağzını açmış.
"Günaydın tilki kardeş," demiş sakin sakin. "Sesim gerçekten kötüdür. Dün bunu sen söyledin, ben de inandım."
Tilki bir an duraklamış.
"Peki neden bugün konuşuyorsun?" diye sormuş.
"Çünkü artık peynir ayağımın altında," demiş karga.
Tilki ağzını açmış, kapatmış. Sonra gülmeye başlamış — bu sefer gerçekten.
"Sen dün akşam düşündün, değil mi?" diye sormuş.
"Bütün gece," demiş karga.
Tilki başını sallamış. "Çoğu kuş kızar. Sen düşünmüşsün."
Sonra dönüp gitmiş. Ama giderken bir şey daha söylemiş, omzunun üstünden:
"Yarın da geleceğim. Bakalım yeni bir yol bulabilecek miyim."
"Gel," demiş karga. "Ben de yeni bir dal bulurum."
Ve o günden sonra ikisi her sabah ağacın altında buluşmuş. Tilki bir şeyler denemiş, karga da bir şeyler öğrenmiş.
Peynir bir daha hiç düşmemiş.
O akşam karga yuvasına dönmüş. Tüylerini kabartmış, başını kanadına yaslamış. Ay çam ağacının üstünde parlarken mışıl mışıl uyumuş.
İyi geceler.
Kaynak: Ezop · La Fontaine. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.
Benzer masallar
Yarın akşam onun masalı olsun
Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.