HoolabySleep Coach

Tilki ile Üzüm Salkımı

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika

Sıcak bir yaz günüymüş. Ağustos böcekleri cır cır ötüyormuş. Bir tilki tozlu yolda yürüyormuş. Kuyruğu kabarık, kulakları sivriymiş. Ama tilki çok açmış. Karnı guruldayıp duruyormuş. Tilki etrafa bakmış, yiyecek bir şey aramış.

Yolun kenarında eski bir taş duvar varmış. Duvarın üstünden yeşil yapraklar sarkıyormuş. Yaprakların arasında kocaman, mor bir üzüm salkımı varmış. Üzümler güneşte parlıyormuş. Tilki hemen durmuş.

Tilki başını kaldırıp üzümlere bakmış. Salkım rüzgârda hafifçe sallanıyormuş. Mis gibi kokuyormuş. "Ne kadar tatlı görünüyorlar!" demiş tilki. Ağzı sulanmış.

Tilki arka ayaklarının üstüne kalkmış. Ön patilerini duvara dayamış. Uzanmış, uzanmış. Burnu yapraklara bile değmemiş. Üzümler çok, çok yüksekteymiş.

"Zıplarsam yetişirim," demiş tilki. Hop! Zıplamış. Kuyruğu havada savrulmuş. Ama olmamış.

Tilki biraz geri gitmiş. Derin bir nefes almış. Koşmuş, koşmuş ve hop! Yine olmamış.

Sonra bir taşın üstüne çıkmış. Kuyruğunu sallayıp dengesini bulmuş. Oradan zıplamış. Hop! Yine olmamış.

Tilki bir daha, bir daha denemiş. Güneş yavaş yavaş alçalmış. Tilkinin dili dışarı çıkmış, soluk soluğa kalmış. Sonunda yere oturmuş. Tozlu patilerine bakmış. Üzümler hâlâ yukarıda sallanıyormuş.

Tilki son bir kez üzümlere bakmış. Bıyıklarını oynatmış. Sonra burnunu havaya dikmiş.

"Bu üzümler zaten ekşi," demiş tilki. "Hem de çok ekşi. Ben ekşi üzüm hiç sevmem. Hiç, hiç sevmem!"

Kuyruğunu dimdik kaldırmış. Duvarın yanından yürüyüp gitmiş. Ama arada bir dönüp arkasına bakmış. Üzümler orada, yukarıda parlıyormuş.

Akşam olmak üzereymiş. Gökyüzü pembeleşmiş, hava serinlemiş. Küçük bir serçe uçup tilkinin yanına konmuş. "Tilki kardeş, üzümler gerçekten ekşi miydi?" diye sormuş.

Tilki durmuş. Düşünmüş, düşünmüş. Kulakları biraz düşmüş. Sonra gülümsemiş. "Bilmiyorum," demiş. "Yetişemedim, o kadar. Ama olsun."

"Doğru söyledin," demiş serçe. "Gel, duvarın arkasında yere düşmüş elmalar var." Cik cik diye ötmüş, kanatlarını çırpmış.

Gece olmuş. Gökyüzünde ay çıkmış. Yıldızlar tek tek yanmış. Uzakta bir baykuş usulca ötmüş. Mor üzümler ay ışığında parlamış.

Tilki elmaları yemiş, karnı doymuş. Serçe yaprakların arasında uyumuş. Tilki de duvarın dibine kıvrılmış. Kabarık kuyruğuyla burnunu örtmüş. Üzümlere bir kez daha bakmış. "Belki yarın," diye fısıldamış. Sonra tatlı tatlı uyuyakalmış.

İyi geceler.

Kaynak: Ezop · La Fontaine. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.