Üç Teke Kardeş
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika
Bir zamanlar yeşil bir vadide üç teke kardeş yaşarmış. Bir küçük teke, bir ortanca teke, bir de büyük teke. Derenin bu yanında otlar iyice azalmış. Karşı tepede ise yemyeşil, taze otlar varmış. Tepeye gitmek için derenin üstündeki tahta köprüden geçmek gerekiyormuş.
Köprünün altında bir trol yaşarmış. Trol iri, yuvarlak, tüylü bir yaratıkmış. Burnu kocaman bir patates gibiymiş. Kaşları gür ve kıvırcıkmış. Biraz da huysuzmuş. Köprüden kimseyi geçirmek istemezmiş.
Önce küçük teke yola çıkmış. Tık tak, tık tak! Küçük toynakları köprüde tıkırdamış. Köprünün altından kalın bir ses gelmiş. "Kim o, benim köprümde tık tak yürüyen?" diye homurdanmış trol. "Bu köprü benim! Kimse geçemez!"
"Benim, küçük teke," demiş küçük teke incecik sesiyle. "Tepeye ot yemeye gidiyorum. Ben çok küçüğüm. Ortanca ağabeyimi bekle, o benden büyük."
"Peki, peki," diye söylenmiş trol. "Geç bakalım, hadi!" Küçük teke tık tak, tık tak tepeye koşmuş.
Biraz sonra ortanca teke yola çıkmış. Tık tak, tık tak! Köprü biraz daha yüksek tıkırdamış. "Kim o, benim köprümde tık tak yürüyen?" diye homurdanmış trol. "Bu köprü benim! Kimse geçemez!"
"Benim, ortanca teke," demiş ortanca teke. "Ben de tepeye ot yemeye gidiyorum. Büyük ağabeyimi bekle, o benden de büyük."
Trol kaşlarını kaşımış. "Peki, peki," diye söylenmiş trol. "Geç bakalım, hadi!" Ortanca teke tık tak, tık tak tepeye koşmuş.
En son büyük teke yola çıkmış. Tak tuk, tak tuk! Köprü gıcır gıcır gıcırdamış. Trol bu sefer köprünün üstüne tırmanmış. "Kim o, benim köprümde tak tuk yürüyen?" diye homurdanmış trol. "Bu köprü benim! Kimse geçemez!"
"Benim, büyük teke!" demiş büyük teke kalın sesiyle. "Ben de tepeye gidiyorum." Büyük teke boynuzlarını indirmiş. Trolü usulca bir dürtmüş. Trol kollarını açmış, sallanmış, sallanmış. Cumburlop! Dereye oturuvermiş.
Trol derenin ortasında oturup kalmış. Su ancak beline geliyormuş. Burnunun ucundan bir damla süzülmüş. Sonra trol gülmeye başlamış. Önce kıkır kıkır, sonra kahkahalarla.
"Ne serin su bu!" demiş trol gülerek. "Aslında ben çok yalnızım. Kimse durup benimle konuşmuyor. O yüzden hep homurdanıyorum."
"O zaman köprüyü paylaşalım," demiş büyük teke. "Sen köprünün bekçisi ol. Biz her akşam geçerken sana uğrarız." Ortanca teke trole yosunlu bir taş, küçük teke de bir papatya getirmiş.
Akşam olmuş, tepeye ay doğmuş. Üç teke kardeş taze otlardan yemiş, yemiş. Karınları tostoparlak olmuş. Yan yana, yumuşak çimenlere uzanmışlar.
Aşağıda, köprünün üstünde küçük bir fener yanıyormuş. Trol fenerin yanında, yosundan yatağına kıvrılmış. Tekelere doğru bir kere el sallamış. Sonra gözlerini kapatmış.
Dere şırıl şırıl akıyormuş. Tık tak, tık tak, masal bitmiş. Uyku vakti gelmiş. İyi geceler.
Kaynak: Norveç halk masalı. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.
Benzer masallar
Yarın akşam onun masalı olsun
Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.
