Ayağına Diken Batan Serçe
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika
Bir varmış, bir yokmuş. Bir köyün kenarında minik bir serçe yaşarmış. Serçe bütün gün daldan dala zıplarmış. Cik cik, cik cik.
Bir sabah serçe çayıra konmuş. Birden ayağına küçük bir diken batmış. Serçe seke seke bir evin önüne gelmiş. Orada yaşlı bir nine, toprak fırında ekmek pişiriyormuş.
"Nine, nine, ayağıma diken battı," demiş serçe. "Çıkarır mısın?" Nine serçeyi avucuna almış. Dikeni yavaşça çekip çıkarmış. Serçe rahatlamış, kanatlarını çırpmış.
"Teşekkür ederim nine," demiş serçe. "Dikenimi sakla, olur mu? Biraz sonra gelip alacağım." Nine gülümsemiş, başını sallamış. Serçe de pır diye uçup gitmiş.
Nine fırına çalı çırpı atmış. Diken de çalıların arasına karışmış. Çıtır çıtır, ateşte yanıp gitmiş. Biraz sonra serçe geri gelmiş. "Nine, nine, dikenimi verir misin?" diye sormuş serçe.
"Eyvah, dikenin ateşe karıştı," demiş nine. "Ama söz sözdür. Dikenin yerine sana sıcacık bir ekmek vereyim."
Serçe ekmeği gagasına alıp uçmuş. "Dikeni verdim, ekmeği aldım!" diye şakımış serçe. Uçmuş uçmuş, yeşil bir yaylaya varmış. Orada bir çoban, ağacın gölgesinde koyunlarını otlatıyormuş.
"Çoban kardeş, bu ekmeği bana sakla," demiş serçe. "Biraz sonra gelip alacağım." Çoban başını sallamış. Serçe yine pır diye uçmuş.
Derken çobanın karnı acıkmış. Bir kâse süt sağmış. Ekmeği sütün içine doğramış. Kaşık kaşık hepsini yemiş.
Biraz sonra serçe geri gelmiş. "Çoban kardeş, ekmeğimi verir misin?" diye sormuş serçe. Çoban boş kâseye bakmış. Yanakları kızarmış.
Çoban sürüden küçük, beyaz bir koyun getirmiş. Koyunu serçenin önüne bırakmış. Ekmeğin yerine ona bu koyunu vermiş. Küçük koyun da yumuşacık melemiş.
"Dikeni verdim, ekmeği aldım," diye şakımış serçe. "Ekmeği verdim, koyunu aldım!"
Serçe önden uçmuş, küçük koyun da arkasından yürümüş. Akşamüstü köye varmışlar. Köyde bir düğün varmış. Bir davulcu küçük davulunu güm güm çalıyormuş. Çocuklar el ele oynuyormuş.
Çocuklar küçük koyunu görünce koşup gelmişler. Yünlü sırtını okşamışlar. Koyun da onlarla birlikte zıplamış.
"Davulcu kardeş, koyunu sana vereyim," demiş serçe. "Sen de davulunu bana verir misin?" Davulcu gülmüş. Küçük davulunu serçeye uzatmış. Koyun da çocukların yanında kalmış.
Gece olmuş. Gökyüzüne yuvarlak bir ay çıkmış. Serçe davuluyla ninenin evinin damına konmuş. Damın kenarında serçenin küçük yuvası varmış.
Serçe tokmağı usulca vurmuş. "Dikeni verdim, ekmeği aldım," diye söylemiş serçe. "Ekmeği verdim, koyunu aldım. Koyunu verdim, davulu aldım. Dambulu dak dak."
Her seferinde biraz daha yavaş çalmış. Dambulu dak, dak. Aşağıda nine pencereden aya bakıp gülümsemiş. Serçe yuvasına sokulmuş, gözlerini yummuş. İyi geceler.
Kaynak: Türk halk masalları geleneği. Kendi sözlerimizle, uyku için yazdık.
Benzer masallar
Yarın akşam onun masalı olsun
Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.