HoolabySleep Coach

Uyuyan Güzel

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika

Bir kral ile kraliçenin uzun yıllar sonra bir kızları olmuş. Sevinçten bütün ülkeyi davet etmişler.

Davetliler arasında ülkenin bilge kadınları da varmış. Her biri bebeğe bir dilek bırakmış: sağlık, merak, iyi kalp, güzel bir gülüş.

Ama davet listesinde bir isim unutulmuş.

O kadın, herkes gitmeye hazırlanırken kapıda belirmiş. Yüzü kırgınmış.

"Beni çağırmadınız," demiş.

"Unuttuk," demiş kral. "Kasten değil."

"Unutmak da bir şeydir," demiş kadın. Ve beşiğe yaklaşmış.

"On altı yaşına geldiğinde bir iğe dokunacak ve uyuyacak," demiş.

Salon buz kesmiş.

Sonra en genç bilge kadın öne çıkmış — o daha dileğini söylememiş.

"Korkmayın," demiş. "Sadece uyuyacak. Ve bir gün uyanacak."

Kral ülkedeki bütün iğleri toplatmış. Yaktırmış, gömdürmüş.

Prenses büyümüş. Meraklı bir kız olmuş — çünkü ona öyle dilenmiş.

On altıncı doğum gününde sarayda dolaşırken hiç görmediği bir merdiven bulmuş. Çıkmış. En üstte küçük bir oda, odada yaşlı bir kadın, kadının elinde bir iğ varmış.

"Bu ne?" diye sormuş prenses.

"İplik eğiriyorum," demiş kadın.

"Ben hiç görmedim," demiş prenses.

"Görmemişsindir," demiş kadın.

Prenses uzanmış, iğe dokunmuş.

Ve uyumuş.

Onunla birlikte bütün saray uyumuş. Aşçı ocağın başında, bahçıvan makasıyla, kral tahtında.

Yıllar geçmiş. Saray ormanla kaplanmış, duvarlardan sarmaşıklar sarkmış. Köylüler ona artık "uyuyan saray" dermiş.

Yüz yıl sonra genç bir kadın ormanda dolaşırken duvarları görmüş. Sarmaşıkları aralamış, içeri girmiş.

Salonlarda dolaşmış. Herkes yerinde uyuyormuş. Tozlanmışlar ama solmamışlar.

En üst odada prensesi bulmuş.

Yanına oturmuş. Ne yapacağını bilememiş. Sonra elini tutmuş ve konuşmaya başlamış — dışarıda ne olduğunu anlatmış. Yeni yapılan yolları, öğrendikleri şeyleri, doğan çocukları.

Prenses gözlerini açmış.

Saray uyanmış. Ocaktaki tencere kaynamaya devam etmiş. Bahçıvanın makası kapanmış.

Ama prenses pencereye gitmiş ve dışarı bakmış.

Bildiği hiçbir şey yokmuş. Ormanın yeri değişmiş, köy büyümüş, ufukta hiç görmediği yapılar varmış.

"Yüz yıl," demiş.

"Yüz yıl," demiş genç kadın.

Prenses uzun süre susmuş. Sonra dönmüş.

"Herkes bana uyandığım için sevinmemi bekliyor," demiş. "Ama ben bildiğim dünyayı kaybettim."

Genç kadın başını sallamış. "Biliyorum."

"Sen nasıl bildin?" diye sormuş prenses.

"Ben de bir şey kaybettim," demiş genç kadın. "Kaybeden kaybedeni tanır."

Prenses o gün ağlamış. Ertesi gün de.

Üçüncü gün kalkmış, bahçeye inmiş ve yüz yıllık sarmaşıkları budamaya başlamış.

"Ne yapıyorsun?" diye sormuş genç kadın.

"Uyanmak bir günde olmuyormuş," demiş prenses. "Ben bugün başlıyorum."

O gece prenses yine yatağına uzanmış. Ama bu sefer yüz yıl değil, sadece bir gece uyuyacakmış. Pencereden yeni dünyanın ışıkları görünüyormuş. Gülümseyerek, mışıl mışıl uyumuş.

İyi geceler.

Kaynak: Grimm Kardeşler · Perrault. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.