HoolabySleep Coach

Altın Kaz

Sesli dinle
Mine K. · 4:41
Bitince sırada: Kar Beyaz ile Gül Kırmızı ve 137 masal daha

Ormanın kenarındaki küçük bir köyde iyi kalpli bir oğlan yaşarmış. Ailenin en küçüğüymüş. Herkese yardım eder, herkese gülümsermiş.

Bir sabah annesi onu ormana odun toplamaya göndermiş. Yanına küçük bir bohça vermiş. Bohçada kuru bir ekmek, bir de su matarası varmış.

Oğlan bohçasını omzuna atmış, ıslık çalarak yola koyulmuş. Kuşlar da onunla birlikte ötüyormuş. Orman serin ve yeşilmiş.

Ormanın derinliklerinde, yosunlu bir kütüğün üstünde küçük, gri bir ihtiyar oturuyormuş. Sakalı dizlerine kadar uzanıyormuş.

"Çok acıktım, çok susadım," demiş ihtiyar. "Azıcık yemeğini benimle paylaşır mısın?"

Oğlan hemen yanına oturmuş. "Ekmeğim kuru, suyum da sade ama gel, birlikte yiyelim," demiş. Bohçayı açınca oğlan şaşırıp kalmış. Kuru ekmek yumuşacık, ballı bir keke dönmüş. Matara da tatlı, serin bir şerbetle dolmuş. İhtiyar ise gözlerini kırpıp gülümsüyormuş.

Karınlarını doyurunca ihtiyar ayağa kalkmış. "Sen iyi kalpli bir çocuksun," demiş. "Şu yaşlı meşenin köklerine bak. Orada seni bekleyen bir şey var."

Oğlan kocaman meşeye gitmiş. Kökler toprağın üstünde kıvrım kıvrımmış. Köklerin arasında yumuşak bir yuva varmış.

Yuvada bir kaz oturuyormuş. Tüyleri güneş gibi, altın gibi parlıyormuş! Oğlan kazı kucağına almış. Dönüp teşekkür etmek istemiş ama ihtiyar çoktan gitmiş.

Oğlan altın kazı koltuğunun altına almış, kasabaya doğru yürümüş. Yolda bir çeşmenin başında dinlenmek için durmuş.

Çeşmede iki kız kardeş su dolduruyormuş. Altın tüyleri görünce gözleri parlamış. Büyük kardeş, kimse görmeden bir tüy koparmak istemiş. Parmakları kaza değer değmez oraya yapışıp kalmış!

Küçük kardeş onu çekmek için kolundan tutmuş. Bu sefer o da ablasına yapışmış. Oğlan hiçbir şey fark etmemiş. Kalkıp yürümüş, iki kardeş de arkasından sendeleye sendeleye gelmiş.

Kasabanın sokağına girmişler. Fırıncı kapıda ekmek soğutuyormuş. Bu garip kuyruğu görünce elleri unlu unlu koşmuş. Kızları ayırmak için birinin eteğinden tutmuş. Hop! O da yapışmış.

Sonra bir çöpçü süpürgesiyle gelmiş. Fırıncının önlüğünü çekiştirmiş. Hop! O da yapışmış. Artık sokakta upuzun, komik bir sıra yürüyormuş.

En önde oğlan ile kaz, arkalarında iki kardeş, sonra fırıncı, en sonda çöpçü. Biri tökezliyormuş, öteki zıplıyormuş. Fırıncının unu havaya pof pof uçuyormuş.

O kasabanın sarayında bir prenses yaşarmış. Prenses hiç gülmezmiş. Ne şarkılar, ne oyunlar, ne de palyaçolar onu güldürebilmiş.

Kral, kızını güldürecek birini bulmak için her yere haber göndermiş. Ama prenses her akşam penceresinin önünde sessizce oturuyormuş. Gözleri hep biraz üzgünmüş.

O akşam da pencereden aşağı bakıyormuş. Gökyüzü pembeleşmiş, meydanın fenerleri yanmaya başlamış. Derken sokaktan tuhaf sesler gelmiş.

Meydana önce oğlan ile altın kaz girmiş. Arkalarından iki kardeş, unlu fırıncı ve süpürgeli çöpçü sendeleyerek gelmişler.

Çöpçünün süpürgesi fırıncının burnunu gıdıklamış. Fırıncı hapşırmış, un bulut gibi havalanmış. İki kardeş birbirine çarpmış. Kaz da en önde, hiçbir şey olmamış gibi, başını dik tutup paytak paytak yürüyormuş.

Prenses önce gözlerini kırpmış. Sonra dudakları kıpırdamış. Ve birden kahkahayla gülmeye başlamış! Öyle güzel gülmüş ki, bütün meydan onunla birlikte gülmüş.

Prenses güldüğü anda büyü bozulmuş. Herkes birden kazdan ve birbirinden ayrılmış. Hepsi çeşmenin yanındaki çimenlere yuvarlanmış, onlar da kahkahalarla gülmüş. Kalabalığın arasında küçük, gri bir ihtiyar gülümsüyormuş.

Prenses aşağı inmiş, oğlanın yanına gelmiş. "Beni ilk kez sen güldürdün," demiş. "Benimle arkadaş olur musun?"

Oğlan utangaç utangaç gülümsemiş. "Olurum," demiş. "Ama asıl kahraman bu kaz." Prenses kazın altın tüylerini usulca okşamış. Kaz da gururla boynunu kabartmış.

Gece olmuş. Meydandaki fenerler yumuşacık yanıyormuş. Kasabanın insanları evlerine dönmüş, hâlâ gülümsüyorlarmış. Kral, oğlanın annesine de bir haberci göndermiş.

O gece oğlan sarayda misafir kalmış. Yatmadan önce prensesle birlikte çeşmenin kenarına oturmuşlar. Aralarında altın kaz, başını kanadının altına sokmuş, uyuyormuş. Tüyleri fener ışığında altın gibi parlıyormuş. Oğlan esnemiş, prenses de esnemiş. Yarın annesine anlatacak çok şeyi varmış.

İyi geceler.

Kaynak: Grimm Kardeşler. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.