Tilki ile Nine
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika
Ormanın kenarında küçük bir evde bir nine yaşarmış. Yakındaki bir yuvada da küçük bir tilki yaşarmış. Bir sabah nine kapının önüne bir kova süt koymuş. Tilki bir kelebeğin peşinden zıplamış, hop! Kuyruğu kovaya çarpmış. Kova devrilmiş, süt yere dökülmüş: şıp şıp.
Nine kapıyı açmış. Boş kovaya bakmış. "Eyvah, sütüm döküldü," demiş nine. "Akşam onu içecektim."
Tilki kulaklarını indirmiş. "Özür dilerim nine," demiş tilki. "Sana yeni süt getireceğim!" Kovanın sapını ağzına almış, yola çıkmış.
Tilki çayıra gelmiş. Çayırda kahverengi, benekli bir inek duruyormuş. Tilki kovayı ineğin önüne koymuş.
"İnek, inek, nineye süt verir misin?" demiş tilki. İnek uzun uzun böğürmüş: möö. Sonra ayağının dibindeki otlara bakmış. Otlar sapsarıymış, kupkuruymuş.
Tilki anlamış. "Sen taze ot istiyorsun," demiş tilki. "Ot ineğe, süt nineye." Sonra çayıra bakmış. Toprak çatlamış, çayır da susamış. "Su çayıra, ot ineğe, süt nineye!" demiş tilki.
Tilki tepeye tırmanmış. Kayaların arasında küçük bir pınar varmış. Su şırıl şırıl akıyormuş.
"Pınar, pınar, bana biraz su verir misin?" demiş tilki. Pınar hiçbir şey istememiş. Hep şırıl şırıl akmış. Çünkü su herkesinmiş. Kuşlar da içermiş, kuzular da, tilkiler de.
Tilki kocaman, yuvarlak bir yaprak bulmuş. Yaprağı kıvırıp küçük bir kap yapmış. İçini serin suyla doldurmuş. "Teşekkür ederim pınar," demiş tilki.
Tilki yaprağı ağzına almış, yavaş yavaş tepeden inmiş. Bir damla bile dökmemiş. Çayıra varınca suyu toprağa dökmüş. "Su çayıra," demiş tilki.
Çayır suyu içmiş, lık lık. Otlar hemen doğrulmuş, yemyeşil olmuş. Tilki bir tutam taze ot koparmış. "Ot ineğe," demiş tilki. İnek otları katır kutur yemiş.
Sonra inek kovayı bembeyaz sütle doldurmuş. "Süt nineye!" demiş tilki. Kuyruğunu sallamış, kovanın sapını ağzına almış.
Güneş batarken tilki ninenin kapısına varmış. Kovayı usulca yere bırakmış. Kova ağzına kadar sütle doluymuş.
Nine kovayı görünce gülümsemiş. Tilkinin başını okşamış. Sonra iki kâseye süt doldurmuş. "Biri bana, biri sana," demiş nine.
Tilki ile nine kapının önüne oturmuşlar. Nine sütünü yudum yudum içmiş. Tilki kendi kâsesini şap şap yalamış. Süt ılık ve tatlıymış. Gökyüzü pembeden mora dönmüş.
Gece olmuş. Ormanın üstünde yuvarlak bir ay parlıyormuş. Nine kapının önündeki tahta sıraya oturmuş. Şalına sarınmış, gözleri kapanıyormuş.
Küçük tilki de kapının dibine kıvrılmış. Karnı tok, içi sıcacıkmış. Kabarık kuyruğunu burnunun üstüne örtmüş. Ağaçta bir baykuş usulca ötmüş: hu hu. "Su çayıra, ot ineğe, süt nineye," diye fısıldamış tilki. Sonra ikisi de uyuyakalmış.
İyi geceler.
Kaynak: Türk halk masalları geleneği. Kendi sözlerimizle, uyku için yazdık.
Benzer masallar
Yarın akşam onun masalı olsun
Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.