HoolabySleep Coach

Şengülüm, Mengülüm, Şüngülüm

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika

Bir varmış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, dağın eteğinde bir anne keçi yaşarmış. Üç de yavrusu varmış. Birinin adı Şengülüm, birinin adı Mengülüm, en küçüğünün adı da Şüngülüm imiş.

Anne keçi her sabah dağa otlamaya gidermiş. Akşam dönünce kapıyı tık tık çalarmış. "Kapımızı çalan kimdir?" diye sorarlarmış yavrular hep bir ağızdan.

Anne keçi de türküsünü söylermiş: "Şengülüm, Mengülüm, Şüngülüm, aç kapıyı, ben gireyim! Ağzımda su getirdim, boynuzumda ot getirdim, memelerimde süt getirdim!"

Bir sabah anne keçi yavrularını tek tek öpmüş. "Bu türküyü söylemeyene sakın kapıyı açmayın," demiş anne keçi. "Ormanda bir kurt dolaşıyor." Sonra dağın yolunu tutmuş.

Meğer kurt bir akşam önce koca çınarın arkasına saklanmış. Anne keçinin türküsünü baştan sona dinlemiş. Bütün gece de onu ezberlemiş.

Kurt çınarın arkasından başını uzatmış. "Bugün o kapıyı bana açacaklar," demiş kurt, sırıtarak.

Az sonra kurt kapıya gelip tak tak vurmuş. "Kapımızı çalan kimdir?" diye sormuş yavrular.

Kurt kalın sesiyle türküyü söylemiş: "Şengülüm, Mengülüm, Şüngülüm, aç kapıyı, ben gireyim! Ağzımda su getirdim, boynuzumda ot getirdim, memelerimde süt getirdim!"

Yavrular türküyü duyunca kapıyı açıvermişler. Karşılarında kurdu görünce Şengülüm sepetin arkasına, Şüngülüm yatağın altına kaçmış. Tembel kurt Mengülüm'ü kucağına alıp inine götürmüş. Evini süpürecek, suyunu taşıyacak bir yardımcı istiyormuş.

Akşam anne keçi eve dönmüş. Şengülüm ile Şüngülüm ağlaya ağlaya her şeyi anlatmışlar. "Ağlamayın yavrularım," demiş anne keçi. "Kardeşinizi ben geri getiririm."

Önce tavşanın yuvasının üstüne çıkıp tappır tuppur tepinmiş. Tavşan Mengülüm'ü görmemiş. Sonra tilkinin damında tepinmiş. Tilki de patisiyle tepedeki ini göstermiş.

Kurdun ininin damı topraktanmış. Bacasından ince bir duman tütüyormuş. Anne keçi damın üstüne çıkıp tappır tuppur tepinmiş. Damdan toprak dökülmüş, kurdun bulgur çorbasına şıp şıp düşmüş.

Kurt söylene söylene dışarı çıkmış. "O kimdir damım üstünde? Tappır tuppur tepinen, aşıma toprak döken?" diye bağırmış kurt.

"Benim benim, ben paşa!" demiş anne keçi. "Boynuzum çifte çifte! Yavrumu sen kaçırmışsın, ver onu bana işte!"

Kurt anne keçinin kocaman çifte boynuzlarına bakmış, yutkunmuş. Mengülüm'ü hemen getirip vermiş. Anne keçi kendi boynundaki çanı çıkarıp kurdun boynuna takmış. "Bundan sonra nereye gitsen çanın çalsın," demiş anne keçi. "Herkes senin geldiğini duysun."

Gece olmuş. Anne keçi ile Mengülüm ay ışığında eve dönmüşler. Şengülüm ile Şüngülüm kardeşlerine sımsıkı sarılmışlar.

Anne keçi yavrularına sıcak süt vermiş. Üç yavru annelerinin yanına kıvrılmış. Uzaklarda, ormanın içinden bir çan sesi gelmiş: çın çın. Kurt nereye gitse çanı da onunla gidiyormuş.

Çan sesi gitgide uzaklaşmış, sonunda hiç duyulmaz olmuş. Yavruların gözleri yavaş yavaş kapanmış. Gökten üç elma düşmüş: biri anlatana, biri dinleyene, biri de uyuyana. İyi geceler.

Kaynak: Türk halk masalları geleneği. Kendi sözlerimizle, uyku için yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.