HoolabySleep Coach

Ayakkabıcı ile Cüceler

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 4 dakika

Küçük bir kasabada yaşlı bir ayakkabıcı yaşarmış. Dükkânı daracıkmış, penceresi minicikmiş. Kapısının üstünde tahtadan küçük bir çizme sallanırmış. Dükkânın içi deri ve mum kokarmış.

Ayakkabıcı iyi kalpliymiş ama çok yoksulmuş. Bir sabah rafına bakmış. Rafta tek bir parça deri kalmış. Bir çift ayakkabıya ancak yetermiş.

Pencereden sabah güneşi yumuşacık giriyormuş. Ayakkabıcı deriyi elleriyle okşamış. "Olsun," demiş. "Bunu da güzelce dikerim."

Akşam olmuş, gökyüzü pembeleşmiş. Kuşlar yuvalarına dönmüş. Ayakkabıcı mumunu yakmış. Mum ışığı duvarlarda titremiş.

Deriyi masaya sermiş. Makasıyla dikkatlice kesmiş. Kırt, kırt, kırt. Parçaları yan yana dizmiş. İğnesini, ipliğini, çekicini de yanlarına koymuş.

Ama çok yorgunmuş. "Yarın sabah dikerim," demiş. Mumu üflemiş, pof. Perdenin arkasındaki yatağına yatmış ve hemen uyumuş. Dışarıda ay sessizce yükselmiş.

Sabah olmuş, ayakkabılar hazırmış! Ayakkabıcı masaya bakıp kalmış. Gözleri kocaman açılmış. Gözlüğünü silmiş, bir daha bakmış.

Masada bir çift ayakkabı duruyormuş. Pırıl pırıl, yumuşacık ayakkabılar. Dikişleri minicik ve dümdüzmüş. Ayakkabıcı birini eline almış, evirip çevirmiş. "Bunları kim dikti acaba?" demiş.

O gün bir hanım dükkâna gelmiş. Ayakkabıları giyip dükkânda bir tur atmış. Çok beğenmiş, iyi para vermiş. Ayakkabıcı o parayla iki çiftlik deri almış.

Akşam iki çift ayakkabı kesmiş. Parçaları masaya bırakıp uyumuş. Mışıl mışıl, sabaha kadar.

Sabah olmuş, ayakkabılar hazırmış! Bu sefer tam iki çift. Sonra dört çift, sonra sekiz çift olmuş. Her akşam deri kesmiş, her sabah ayakkabılar hazırmış.

Dükkânın küçük camı ayakkabılarla dolmuş. Kırmızılar, maviler, kahverengiler. Kasabadaki herkes görmeye gelmiş. Çocuklar burunlarını cama dayamış. Ayakkabıcı kapıda durup herkese gülümsemiş.

Bir akşam ayakkabıcı yine deri kesmiş. Sonra makası bırakıp düşünmüş. Dışarıda hava kararıyormuş.

"Bu güzel ayakkabıları kim dikiyor?" demiş. "Bu gece uyumayacağım. Gizlice bakacağım. Kim olduğunu göreceğim."

Mumu pencerenin önüne koymuş. Kendisi yeşil perdenin arkasına geçmiş. Perdeyi azıcık aralamış. Duvardaki saat tik tak ediyormuş. Dışarıda cırcır böcekleri ötüyormuş. Ayakkabıcı esnememek için gözlerini kocaman açmış. Beklemiş, beklemiş.

Gece yarısı pencere yavaşça açılmış. İçeri iki minicik cüce atlamış. Boyları bir ayakkabı kadarmış. Burunları pembe pembe, yanakları tombulmuş. Mum ışığında gözleri parlıyormuş.

Üstlerinde ince, eski, yamalı gömlekler varmış. Ayakları çıplakmış. Biraz üşüyorlarmış ama yine de neşeliymişler.

Masaya tırmanmışlar, hemen işe koyulmuşlar. İğneler inip kalkmış, çekiçler tık tık vurmuş. Tık tık, tık tık. Ayakkabıcı perdenin yanından bakıp gülümsemiş.

Ertesi gün ayakkabıcı tezgâhına oturup düşünmüş. "Cüceler bana çok yardım etti," demiş. "Ama üşüyorlar. Onlara bir teşekkür hazırlayayım."

Kumaş sandığını açmış. Kırmızı bir kumaş, yeşil bir yün bulmuş. İki minicik ceket dikmiş. İki minicik pantolon dikmiş, iki yün bere örmüş.

Bütün gün iğnesi inip kalkmış. En sonunda en güzel işini yapmış: iki çift minicik ayakkabı. Her biri bir fındık kadarmış.

Akşam olunca hediyeleri masaya dizmiş. Mumu yine pencerenin önüne koymuş. Perdenin arkasına geçmiş.

Gece yarısı cüceler gelmiş. Masada deri yerine minicik giysiler görmüşler. Önce şaşırmışlar, birbirlerine bakmışlar. Sonra kahkahalarla giyinmişler.

Kırmızı ceketler, yeşil bereler, minicik ayakkabılar. Cüceler masanın üstünde el ele dans etmişler. Minik ayakkabılar tıpış tıpış ses çıkarmış. Mum ışığı gölgelerini duvarda dans ettirmiş. Sonra pencereden zıplayıp gecenin içine gitmişler.

Cüceler bir daha gelmemiş. Ama dükkâna her gün müşteri gelmiş. Ayakkabıcı artık hiç aç kalmamış. Her gece pencereye küçük bir mum koymuş. "Yollarını görsünler," dermiş.

O gece kasabanın bütün pencereleri kararmış. Bir tek ayakkabıcının penceresinde mum yanıyormuş. Ayakkabıcı yorganına sarılmış. Uzaklardan sanki tık tık sesleri gelmiş. Gülümsemiş, gözlerini yummuş ve uyumuş.

İyi geceler.

Kaynak: Grimm Kardeşler. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.