HoolabySleep Coach

Birbal'ın Pilavı

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika

Bir zamanlar Hindistan'da Ekber Şah adında bir padişah yaşarmış. Ekber Şah'ın Birbal adında çok akıllı bir veziri varmış. Birbal en zor işleri bile gülümseyerek çözermiş.

Bir kış akşamı ikisi sarayın gölü kenarında yürüyormuş. Ekber Şah parmağını suya sokmuş, hemen geri çekmiş. "Bu su buz gibi!" demiş Ekber Şah. "Bu suda kimse bütün gece duramaz. Kim durursa, ona bir kese altın veririm."

"Durabilecek biri vardır, Şahım," demiş Birbal gülümseyerek.

Birbal'ın tanıdığı yoksul bir adam varmış. Çocuklarına kışlık yorgan almak istiyormuş. Ertesi akşam göle girmiş. Su beline kadar geliyormuş.

Gece uzun ve soğukmuş. Adamın dişleri takır takır etmiş. Ama adam pes etmemiş.

Uzakta, sarayın bir penceresinde küçük bir lamba yanıyormuş. Adam bütün gece gözlerini o lambaya dikmiş. Işığa baktıkça çocuklarını düşünmüş ve sabretmiş.

Sabah olunca adam sudan çıkmış. Şalına sarınıp Ekber Şah'ın huzuruna gelmiş. "Bu soğuk suda bütün gece nasıl durdun?" diye sormuş Ekber Şah.

"Sarayın penceresindeki küçük lambaya baktım, Şahım," demiş adam. "O ışık bana güç verdi."

Ekber Şah biraz düşünmüş. "Demek o lambayla ısındın," demiş Ekber Şah. "O zaman ödülü hak etmedin." Adam boynunu büküp gitmiş. Birbal hiçbir şey söylememiş.

Ertesi gün Birbal saraya gelmemiş. Ekber Şah merak etmiş ve Birbal'ın evine gitmiş.

Bir de ne görsün! Birbal bahçede küçük bir ateş yakmış. Ateşin çok yukarısına, bir ağaç dalına bir kazan asmış. Kazanda pirinçle mercimek varmış. Hindistan'da bu yumuşak pilava kiçri derlermiş. "Birbal, ne yapıyorsun?" diye sormuş Ekber Şah.

"Pilav pişiriyorum, Şahım," demiş Birbal. "Az kaldı, birazdan pişer."

Ekber Şah kahkahayla gülmüş. "Ateş bu kadar uzaktayken pilav hiç pişer mi?" demiş Ekber Şah. "Bu kazan akşama kadar soğuk kalır!"

"Peki Şahım," demiş Birbal yavaşça. "O kadar uzaktaki küçük bir lamba, göldeki adamı ısıtır mı?"

Ekber Şah susmuş. Sonra başını sallayıp gülümsemiş. "Haklısın Birbal, ben yanıldım," demiş Ekber Şah. Hemen adamı çağırtmış ve ona bir kese altın vermiş. Birbal da kazanı ateşin üstüne indirmiş. Akşam hep birlikte sıcacık pilavdan yemişler.

O gece adamın evinde yepyeni yorganlar varmış. Çocuklar kalın yorganların altına sokulmuşlar. Pencerenin yanında küçük bir kandil yanıyormuş.

Adam kandilin ışığına bakıp gülümsemiş. Bu sefer hiç üşümüyormuş. İçi de dışı da sıcacıkmış.

Sarayda Ekber Şah da penceresinden uzaktaki ışıklara bakmış. Sonra yatağına uzanmış. O gece herkes sıcak yorganının altında mışıl mışıl uyumuş. İyi geceler.

Kaynak: Hint halk masalı. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.