HoolabySleep Coach

Bindiği Dalı Kesen Hoca

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika

Bir zamanlar Akşehir'de Nasreddin Hoca yaşarmış. Hoca'nın bahçesinin ucunda koca bir ceviz ağacı varmış. Ağacın dibinde sarı, yumuşacık bir saman yığını dururmuş. Hoca'nın gri eşeği her gün o samandan yermiş.

Bir sonbahar günü hava serinlemiş. Evi ısıtmak için ocağa odun gerekiyormuş. Ceviz ağacının bir dalı kurumuş, yaprakları dökülmüş. "Bu kuru dal ocakta ne güzel yanar," demiş Hoca. Testeresini kuşağına takmış, ağaca tırmanmış.

Hoca kuru dalın üstüne ata biner gibi oturmuş. Testereyi almış, dalı kesmeye başlamış. Ama testereyi ağacın gövdesiyle kendi arasına koymuş. Yani tam oturduğu dalı kesiyormuş! Testere hırt hırt gidip geliyormuş.

O sırada bahçe duvarının önünden bir sütçü geçiyormuş. Elinde bakır bir süt güğümü varmış. Sütçü başını kaldırıp Hoca'yı görmüş. "Hoca, oturduğun dalı kesiyorsun," diye seslenmiş sütçü. "Düşeceksin!"

"Düşmem, düşmem," demiş Hoca. Hiç aldırmadan testeresini çekmeye devam etmiş.

Derken bir çatırtı duyulmuş. Çat! Dal kırılmış. Hoca da dalla birlikte aşağı düşmüş. Ama tam yumuşacık saman yığınının içine!

Samanlar havaya uçuşmuş. Hoca'nın kocaman sarığı havada bir dönmüş. Sonra gidip eşeğin başına oturmuş. Eşeğin uzun kulakları sarığın iki yanından dışarı çıkmış. Hoca'nın hiçbir yeri acımamış. Sadece sakalına saman çöpleri takılmış.

Sütçü bu hali görünce kahkahayı basmış. Hoca da gülmüş, eşek de anırmış. Sütçü güle güle yoluna devam etmiş. Hoca ise samanların içinde oturup düşünmüş. "Bu adam düşeceğimi bildi," demiş Hoca. "Demek ki her şeyi biliyor!"

Hoca hemen ayağa kalkmış. Sarığını eşeğin başından alıp kafasına geçirmiş. Sonra cübbesinin eteğini toplayıp sütçünün peşinden koşmuş. Eşek de tıpış tıpış arkasından gelmiş.

"Dur, sütçü kardeş, dur!" diye seslenmiş Hoca. "Düşeceğimi bildin, değil mi? Madem her şeyi biliyorsun, söyle bakalım. Bu akşam yemekte ne var?"

Sütçü güğümünü yere koymuş, gülmekten gözleri yaşarmış. "Hocam, ben geleceği bilmem," demiş sütçü. "Oturduğu dalı kesen herkes düşer. Ben sadece bunu bildim."

Hoca sakalındaki samanları ayıklamış, biraz düşünmüş. "Haklısın," demiş Hoca. "Bir dahaki sefere testerenin öbür yanına otururum. Yemekte ne olduğunu ben de bilmiyorum. Gel, akşam birlikte bakalım!"

Akşam olmuş. Hoca kırılan dalı küçük odunlara bölmüş. Kuru odunlar ocakta çıtır çıtır yanmaya başlamış. Ocağın üstünde bir tencere fokur fokur kaynıyormuş.

Sütçü tencerenin kapağını kaldırıp bakmış. "Hocam, şimdi biliyorum," demiş sütçü. "Bu akşam yemekte sıcak çorba var!"

Hoca gülmüş, iki kâse çorba doldurmuş. Çorbalarını ocağın başında yavaş yavaş içmişler. Sonra sütçü teşekkür edip evine dönmüş.

Hoca yorganını çekmiş. Bahçede eşek samanlarına kıvrılmış. Ocaktaki odunlar yavaş yavaş sönmüş. Hoca mışıl mışıl uyumuş. İyi geceler.

Kaynak: Nasreddin Hoca fıkrası. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.