HoolabySleep Coach

Çubuk Demeti

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika

Bir zamanlar, dağların eteğindeki bir köyde oduncu bir baba ile iki çocuğu yaşarmış. Ablanın adı Elif, küçük kardeşin adı da Ali'ymiş. Bu iki kardeş birbirini çok severmiş. Ama durmadan didişirlermiş.

O gün de kapının önünde su testisi yüzünden tartışıyorlarmış. "Bugün testiyi sen taşı," demiş Elif. "Dün ben taşıdım!"

"Hayır, sıra sende!" demiş Ali. "Ben bu sabah tavuklara yem verdim!" İkisi de testiyi kulpundan tutup kendine doğru çekmiş. Babaları kapıda durmuş, başını sallayıp gülümsemiş.

Babaları onları ormana götürmüş. "Kış için kuru dal toplayalım," demiş baba. Ağaçların altı kuru dallarla doluymuş. Elif ile Ali dalları toplamaya başlamışlar.

Ama orada da didişmeye devam etmişler. "O dal benim, onu ben buldum!" diye bağırmış Ali.

"Benim yığınım seninkinden büyük!" demiş Elif. Dallar oraya buraya saçılmış. Hiçbir yığın düzgün toplanamamış.

Baba bir kütüğün üstüne oturmuş. Yerden ince, kuru bir çubuk almış. "Elif, bunu kırabilir misin?" diye sormuş baba.

Elif çubuğu iki eliyle tutup bükmüş. Çıt! Çubuk hemen kırılmış. Ali de bir çubuk almış. Çıt! Onunki de kolayca kırılmış. İki kardeş kıkır kıkır gülmüşler. Bu çok kolaymış!

Sonra baba bir sürü çubuğu bir araya toplamış. Hepsini bir iple sımsıkı bağlamış. Demeti Elif'e uzatmış. Elif bütün gücüyle bükmüş, ama demet kırılmamış.

"Ben de deneyeyim!" demiş Ali. Demeti dizine dayamış, yüzü kıpkırmızı olmuş. Ama demet yine kırılmamış.

"Bakın," demiş baba. "Tek bir çubuk kolayca kırılır. Ama bir arada olunca kimse kıramaz. Siz de böylesiniz."

Elif ile Ali birbirlerine bakmışlar. Sonra yerdeki dalları birlikte toplamaya başlamışlar. Ali dalları uzatmış, Elif de düzgünce dizmiş. Az sonra kocaman bir odun demeti olmuş.

Demet çok ağırmış, tek başına kimse kaldıramazmış. "Sen bir ucundan tut, ben öbür ucundan," demiş Elif.

İki kardeş demeti birlikte kaldırmışlar. Köy yolunda adım adım yürümüşler. Güneş batarken gülerek eve varmışlar. Babaları da arkalarından gülümseyerek gelmiş.

Gece olmuş. Baba, çocukların taşıdığı odunlarla sobayı yakmış. Soba çıtır çıtır yanmış, ev sıcacık olmuş.

Elif ile Ali sedirde yan yana oturmuşlar. "Yarın suyu birlikte taşıyalım mı?" diye fısıldamış Ali.

Elif gülümseyip kardeşine sokulmuş. Baba üstlerine yumuşak bir battaniye örtmüş. Sobanın ışığı duvarlarda usulca oynamış. İki kardeş başlarını birbirine yaslayıp mışıl mışıl uyumuş. İyi geceler.

Kaynak: Ezop · La Fontaine. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.