HoolabySleep Coach

Taş Çorbası

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika

Bir sonbahar günü iki yolcu küçük bir köye varmış. Biri ak sakallı, yaşlı bir yolcuymuş. Öteki sırtında sazıyla genç bir yolcuymuş. Yaşlı yolcunun sırtında kocaman, boş bir tencere varmış. İkisi de çok yorgun, çok açmış.

Köyün kapıları da pencereleri de kapalıymış. O yıl tarlalar az ürün vermiş. Herkes azıcık yiyeceğini evinde saklıyormuş. Yolcular kapı kapı dolaşmışlar. Ama her kapıdan aynı cevap gelmiş. Yiyecek yok.

Yaşlı yolcu gülümsemiş. Tencereyi köy meydanına koymuş. Çeşmeden tencereye su doldurmuş. Genç yolcu da tencerenin altında küçük bir ateş yakmış.

Sonra yaşlı yolcu cebinden bir taş çıkarmış. Yuvarlak, pürüzsüz, gri bir taşmış. Taşı tencereye bırakmış. Cup!

Bir pencere yavaşça aralanmış. Küçük bir kız başını uzatmış. "Ne pişiriyorsunuz?" diye sormuş küçük kız.

"Taş çorbası," demiş yaşlı yolcu. "Dünyanın en güzel çorbası. Ama bir havuç olsa, daha da güzel olurmuş."

Küçük kız koşup evden bir havuç getirmiş. Havucu tencereye atmış. Komşular pencerelerden bakıyormuş. Taştan çorba, hiç duyulmuş mu? Herkes çok merak etmiş.

Yaşlı yolcu çorbayı karıştırıp tadına bakmış. "Güzel," demiş yaşlı yolcu. "Ama bir soğan olsa, daha da güzel olurmuş."

Yaşlı bir dede kapısını açmış, bir soğan getirmiş. Bir teyze iki patates getirmiş. Bir oğlan bir avuç pirinç getirmiş. Bir nine bir tutam tuz, bir komşu da bir demet maydanoz getirmiş.

Taş, havuç, soğan, patates, pirinç, tuz, maydanoz. Tencere fokur fokur kaynamış. Mis gibi bir koku bütün köye yayılmış. Kepenkler birer birer açılmış.

Akşam olurken meydana uzun bir masa kurulmuş. Herkes evinden bir kâse, bir kaşık getirmiş. Ağaçlara fenerler asılmış. Bütün köy masaya oturmuş.

Çorba sıcacık, mis gibiymiş. Herkes yemiş, doymuş. Küçük kız yaşlı yolcunun yanına oturmuş. "Bu çorba gerçekten taştan mı oldu?" diye sormuş küçük kız.

Yaşlı yolcu göz kırpmış. "Taş başlattı," demiş yaşlı yolcu. "Gerisini hepiniz birlikte kattınız."

Gece olmuş, gökyüzünde yıldızlar çıkmış. Genç yolcu sazıyla yavaş bir türkü çalmış. Fenerler usul usul yanıyormuş. Küçük çocuklar annelerinin kucağında esnemiş.

Yolcular o gece köyün sıcak samanlığında kalacakmış. Yaşlı yolcu taşı küçük kıza vermiş. "Bunu sakla," demiş yaşlı yolcu. "Kapına bir gün yorgun biri gelirse, birlikte taş çorbası pişirirsiniz."

Küçük kız taşı penceresinin önüne koymuş. Yorganına sarınmış. Taş ay ışığında parlıyormuş. Bütün köy tok ve mutlu uyuyormuş. İyi geceler.

Kaynak: Avrupa halk masalı. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.