Gök Gürlediğinde
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika
Büyük bir çayırın kenarında sık, yeşil bir çalılık varmış. Çalılığın dibinde bir tavşan yuvası varmış. Yuvada küçük bir tavşan ile annesi yaşarmış.
Sıcak bir yaz günüymüş. Küçük tavşan yoncaların arasında hoplamış. Burnunu kıpır kıpır oynatmış.
Uzakta, tepelerin ardında gri bulutlar toplanmış. Havada yağmur kokusu varmış. "Hadi yuvaya," demiş annesi. "Bu akşam erkenden kıvrılalım."
Yuva yumuşacık otlarla doluymuş. Küçük tavşan annesinin yanına uzanmış. Derken yuvanın ağzı bir an aydınlanmış. Uzaklarda bir şimşek çakmış. Sonra bir ses gelmiş. Gürül gürül, çok uzaklarda.
Küçük tavşanın kulakları geriye yatmış. Annesine sımsıkı sokulmuş. "Anne, o ne?" diye fısıldamış küçük tavşan.
"O, gök gürültüsü," demiş annesi. "Fırtına tepelerin ardında. Çok, çok uzakta. Biz yuvamızdayız, kuru ve sıcacık."
"Gel, sana bir oyun öğreteyim," demiş annesi. "Şimşek çakınca yavaş yavaş sayarız. Gürültü gelince dururuz. Sayı ne kadar büyükse, fırtına o kadar uzaktır."
Yuvanın ağzı yine aydınlanmış. İkisi birlikte, yavaşça saymışlar. Her sayıda bir nefes. Bir. İki. Üç. Dört. Beş. Gürül gürül, çok uzaklarda.
"Beş!" demiş küçük tavşan. "Çok uzakta!" Kulakları yavaşça yukarı kalkmış.
Sonra yuvayı daha da sıcacık yapmışlar. Küçük tavşan kuru otları patileriyle kabartmış. Annesi kenarlara yumuşak yosunlar koymuş. Yatak kuş yuvası gibi yuvarlak olmuş.
Dışarıda yağmur başlamış. Pıtır pıtır, pıtır pıtır. Yağmur çayırı yıkıyormuş. Toprak güzel kokuyormuş.
Yine bir şimşek çakmış. Küçük tavşan bu sefer kendi kendine saymış. Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi. Gürül gürül. Ses daha da uzaktan gelmiş.
Küçük tavşan annesiyle yuvanın ağzına kadar gelmiş. İçeriden dışarıya bakmışlar. Yağmur çimenleri yıkıyormuş. Yoncalar ıslak ıslak parlıyormuş.
Uzakta bir şimşek daha çakmış. Bu sefer çok sönükmüş. İkisi birlikte saymışlar. Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz, on. Gürül gürül. Ama öyle hafifmiş ki neredeyse hiç duyulmamış.
"On!" diye fısıldamış küçük tavşan. "Fırtına gidiyor, anne."
Yağmur yavaşlamış. Pıtır pıtır, sonra tıp tıp. Sonra hiç ses kalmamış. Çok uzakta son bir ışık parlamış. Bu sefer hiç gürültü gelmemiş.
Yuvanın ağzından serin, temiz bir hava girmiş. Islak toprak ve çimen kokuyormuş. Bulutların arasından bir yıldız görünmüş.
Küçük tavşan annesinin sıcak yanına kıvrılmış. Bir kere daha, yavaşça saymış. Bu sefer sadece uyku için. Bir. İki. Üç. Dört. Daha beşe varmadan gözleri kapanmış. Küçük tavşan mışıl mışıl uyumuş. İyi geceler.
Bu masalı uyku için biz yazdık.
Benzer masallar
Yarın akşam onun masalı olsun
Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.