HoolabySleep Coach

Güzel ve Çirkin

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 5 dakika

Bir zamanlar, uzak bir ülkede zengin bir tüccar yaşarmış. Tüccarın üç kızı varmış. Bir gün tüccarın bütün gemileri denizde kaybolmuş. Aile, ormanın kenarındaki küçük bir eve taşınmak zorunda kalmış.

En küçük kıza herkes Güzel dermiş. Yüzü güzelmiş, ama kalbi daha da güzelmiş. Güzel sabahları bahçeyi sular, akşamları babasına kitap okurmuş.

Bir sabah baba şehre gitmek için atına binmiş. "Size ne getireyim, kızlarım?" diye sormuş baba. Büyük kızlar yeni elbiseler istemişler.

Güzel ise gülümsemiş. "Bana bir gül getir, babacığım," demiş Güzel. "Bizim bahçede hiç gül açmıyor."

Şehirde işler hiç iyi gitmemiş. Baba eve dönerken kar yağmaya başlamış. Ormanın içinde yolunu kaybetmiş. Hava kararmış, atı da çok yorulmuş.

Derken ağaçların arasında ışıklar görmüş. Işıklar kocaman bir şatodan geliyormuş. Kapıları ardına kadar açıkmış. İçeride şömine çıtır çıtır yanıyormuş. Masada sıcak bir yemek hazır duruyormuş. Ama ortalıkta kimsecikler yokmuş.

Baba ellerini ateşte ısıtmış, yemeğini yemiş. Sonra yumuşak bir yatağa uzanıp uyumuş.

Sabah olunca baba şatonun bahçesine çıkmış. Her yer karla örtülüymüş, ama bahçenin içinde güller açıyormuş. "İşte Güzel için bir gül!" diye sevinmiş baba. Eğilip bir tane koparmış.

Tam o anda karşısına kocaman, tüylü bir Canavar çıkmış. "Sana kapımı açtım, sofra kurdum," demiş Canavar üzgün üzgün. "Sen de sormadan gülümü kopardın."

Baba başını önüne eğmiş. "Beni affet," demiş baba. "Kızım benden bir tek gül istemişti."

Canavar bir süre susmuş. "Ben burada çok yalnızım," demiş Canavar. "Belki kızlarından biri gelip bana arkadaşlık eder. Ama sen özgürsün. Gülü al, evine dön."

Baba evine dönmüş, gülü Güzel'e verip olanları anlatmış. Büyük kızlar şaşkınlıkla birbirine bakmışlar.

Güzel gülü kokluyormuş. Koca şatoda bir başına yaşayan Canavar'ı düşünmüş. "Ben giderim, babacığım," demiş Güzel. "Yalnız olmak çok zordur. Hem o sana kapısını açmış."

Ertesi sabah baba ile Güzel yola çıkmışlar. Akşam şatoya varmışlar. Canavar onları kapıda karşılamış. Güzel onun kocaman ama yumuşacık bakan gözlerini görünce pek korkmamış.

Şatoda Güzel için güzel bir oda hazırlanmış. Rafları kitap doluymuş. Penceresi gül bahçesine bakıyormuş. Babası da içi rahat, evine dönmüş.

Güzel gündüzleri kitap okur, bahçede dolaşırmış. Her akşam yemekte Canavar gelirmiş. Birlikte kitaplardan, yıldızlardan, güllerden konuşurlarmış. Güzel bu sohbetleri çok sevmiş.

Yemekten sonra Canavar hep aynı şeyi sorarmış: "Güzel, benimle hep kalır mısın?"

"Seni çok seviyorum, Canavar," dermiş Güzel. "Ama babamı da çok özlüyorum."

Bir akşam Canavar ona sihirli bir ayna getirmiş. "Kimi görmek istersen, bu aynaya bak," demiş Canavar.

Güzel aynaya bakmış ve babasını görmüş. Babası yatağında yatıyormuş. Hasta ve çok üzgünmüş. Güzel'in gözleri dolmuş. "Babamın yanına gitmeliyim," demiş Güzel.

Canavar ona altın bir yüzük vermiş. "Bir hafta sonra geri dön," demiş Canavar. "Gece bu yüzüğü masaya koy ve çevir. Sabah burada uyanırsın. Dönmezsen çok yalnız kalırım."

Güzel ertesi sabah kendi evinde uyanmış. Babası onu görünce sevinmiş, çabucak iyileşmiş. Ablaları da onu çok özlemişler.

Hafta bitince ablalar Güzel'den bir gün daha kalmasını istemişler. Ertesi gün yine bir gün daha istemişler. Güzel onları kıramamış. Günler böyle geçip gitmiş.

Onuncu gece Güzel bir rüya görmüş. Rüyasında Canavar gül bahçesinde, çimenlerin üstünde yatıyormuş. Çok yorgun ve çok üzgünmüş. Güzel yatağında hemen doğrulmuş. Yüzüğü masaya koymuş ve çevirmiş.

Güzel uyandığında şatodaymış. Bütün gün Canavar'ı aramış, bulamamış. Güneş batarken gül bahçesine koşmuş.

Canavar güllerin yanında, çimenlere uzanmış yatıyormuş. Günlerdir hiçbir şey yememiş, çok yorgun düşmüş. Güzel yanına diz çökmüş. Gözyaşları Canavar'ın kocaman pençesine damlamış.

"Kalk Canavar, lütfen kalk," demiş Güzel. "Sen benim en sevgili dostumsun. Artık hep yanında kalacağım."

O anda bahçe yumuşacık, altın bir ışıkla dolmuş. Canavar'ın kahverengi tüyleri ışığın içinde kaybolmuş. Güzel'in karşısında yosun yeşili ceketli, genç bir prens duruyormuş.

Prens gülümsemiş. "Yıllar önce bir peri beni canavara çevirmişti," demiş prens. "Biri beni iyi kalbim için sevince büyü bozulacaktı. Sen beni böyle sevdin, Güzel."

O günden sonra Güzel ile prens hiç ayrılmamışlar. Dost olmuşlar, hem de sonsuza kadar. Baba şatonun yanındaki küçük bir eve taşınmış. Ablalar da sık sık gelip gül bahçesinde otururlarmış.

O gece bahçenin üstünde ay doğmuş. Güllerin kokusu açık pencerelerden içeri süzülmüş. Güzel yatağına uzanmış. Babası da, dostu da yakınındaymış. Gözleri yavaş yavaş kapanmış. Koca şato derin, tatlı bir uykuya dalmış. İyi geceler.

Kaynak: Madame de Beaumont. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.