Elma Tohumu Johnny
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika
Çok eskiden, Amerika'da John Chapman adında gerçek bir adam yaşamış. Onun hakkında o kadar çok hikâye anlatılmış ki, sonunda bir masal olmuş.
İnsanlar ona Elma Tohumu Johnny dermiş. Çünkü sırtında hep bir torba elma tohumu taşırmış. Ayakları çıplakmış. Başında da şapka yerine bir tencere varmış!
Johnny ormanlarda, nehir kenarlarında yürür dururmuş. Yürürken de hep aynı şeyi söylermiş. "Bir tohum, bir fidan, bir gün kocaman bir ağaç."
Bir gün Johnny ormanda güneşli bir açıklık bulmuş. Torbasını yere koymuş. Toprağı elleriyle yumuşacık kabartmış. Tohumları tek tek toprağa gömmüş.
Sonra tohumların etrafına dallardan küçük bir çit örmüş. Böylece minik fidanlara kimse basmayacakmış.
"Buraya henüz kimse gelmedi," demiş Johnny. "Ama bir gün aileler gelecek. Elma ağaçları onları bekliyor olacak."
Bir öğleden sonra Johnny ahşap bir kulübeye varmış. Kulübede yeni gelmiş bir aile yaşıyormuş. Kapının önünde küçük bir kız oynuyormuş.
Kız Johnny'nin başına bakıp kıkırdamış. "Başında neden tencere var?" diye sormuş küçük kız.
"Gündüz şapka, akşam tencere!" demiş Johnny. "Akşam yemeğimi bunda pişiririm." Sonra torbasından minicik bir fidan çıkarmış. Kızla birlikte fidanı kulübenin yanına dikmişler. "Bir tohum, bir fidan, bir gün kocaman bir ağaç," demiş Johnny.
Akşam olunca Johnny nehir kenarında küçük bir ateş yakmış. Tenceresinde sıcak bir lapa pişirmiş.
Hayvanlar ondan hiç korkmazmış. Bir geyik yavaşça yanına gelmiş. Tavşanlar ayaklarının dibine oturmuş. Bir serçe de omzuna konmuş.
Derken küçük gece kelebekleri ateşe doğru uçmaya başlamış. Johnny ateşin üstüne toprak serpip söndürmüş. "Ateş size göre değil, minik dostlarım," demiş Johnny. Ay ışığı ona yetermiş.
Gece serinlemiş. Johnny uyumak için içi boş, kocaman bir kütük bulmuş. Eğilip içine bakmış.
Kütüğün içinde bir anne ayı uyuyormuş. Yanında da iki minik yavrusu varmış. Hepsi birbirine sokulmuş, mışıl mışıl uyuyorlarmış.
"Uyuyanı uyandırmak olmaz," diye fısıldamış Johnny. Sessizce geri çekilmiş. Yumuşak çimenlere uzanmış. Üstünde yıldızlar parlıyormuş.
Kışlar geçmiş, baharlar gelmiş. Kulübenin yanındaki fidan büyüyüp genç bir ağaç olmuş. Bir bahar akşamı bembeyaz çiçek açmış. Derler ki, Johnny'nin diktiği ağaçlardan biri bugün bile elma veriyormuş.
Johnny yine o yoldan geçmiş. Küçük kız pencereden el sallamış. "Bak, ağacımız çiçek açtı!" diye seslenmiş küçük kız. Sonra yatağına girmiş.
Johnny çiçekli ağacın altına uzanmış. Ay, beyaz çiçeklerin arasından bakıyormuş. Toprağın altında tohumlar da uyuyormuş. "Bir tohum, bir fidan, bir gün kocaman bir ağaç," diye fısıldamış Johnny. Gözleri yavaşça kapanmış. İyi geceler.
Kaynak: Amerikan halk masalı. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.
Benzer masallar
Yarın akşam onun masalı olsun
Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.