HoolabySleep Coach

Kar Kraliçesi

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 7 dakika

Bir zamanlar büyük bir şehirde, iki evin çatı katında iki çocuk yaşarmış. Oğlana Kay, kıza Gerda derlermiş. İki evin pencereleri birbirine o kadar yakınmış ki, oluğun üstünden karşıya geçilebilirmiş.

Pencerelerin önünde tahta saksılar varmış. Saksılarda pembe güller açarmış. Kay ile Gerda yazın güllerin altında oturur, resimli kitaplara bakarlarmış.

Kışın camlar buz tutarmış. Büyükanne o zaman kar tanelerini anlatırmış. Büyükanneye göre kar tanelerinin de bir kraliçesi varmış. Kar Kraliçesi en kalabalık kar bulutlarının ortasında uçarmış.

Uzak kuzeyde buzdan bir ayna varmış. Bu aynaya bakan, her şeyi soğuk ve gri görürmüş. Bir gün ayna düşüp binlerce minik kırığa ayrılmış. Rüzgâr bu kırıkları dünyaya dağıtmış.

Bir yaz akşamüstü Kay ile Gerda güllerin altında oturuyormuş. "Ay! Gözüme bir şey kaçtı!" demiş Kay. "Kalbim de bir an üşüdü."

Gerda bakmış, ama hiçbir şey görememiş. Oysa aynanın bir kırığı Kay'ın gözüne, bir kırığı da kalbine girmiş. Kay o günden sonra değişmiş. Gülleri çirkin bulmuş, Gerda ile oynamak istememiş.

Kış gelmiş. Bir gün Kay kızağını alıp şehir meydanına gitmiş. Meydana bembeyaz, kocaman bir kızak gelmiş. Kızakta beyaz kürklere sarınmış, uzun boylu bir kadın oturuyormuş.

Kay kendi kızağını büyük kızağın arkasına bağlamış. Büyük kızak hızlanıp şehrin kapısından çıkmış. Sonra yerden havalanmış, karlı bulutların arasına uçmuş.

Kadın Kay'ı yanına oturtup beyaz kürküne sarmış. Bu kadın Kar Kraliçesi'nin ta kendisiymiş. Kay hiç üşümemiş. Ama evini de, Gerda'yı da, büyükanneyi de unutuvermiş.

Bütün kış Gerda, Kay'ı beklemiş. Bahar gelince yeni kırmızı ayakkabılarını giymiş. Uyuyan büyükannesini öpmüş. "Kay'ı bulacağım," demiş Gerda.

Nehrin kıyısına varmış. "Nehir, Kay'ı gördün mü?" diye sormuş Gerda. "Bak, sana en güzel şeyimi, kırmızı ayakkabılarımı veriyorum." Ayakkabılarını suya bırakmış.

Kıyıda küçük bir sandal duruyormuş. Gerda sandala binmiş. Sandal usul usul kıyıdan açılmış. Nehir onu yavaş yavaş uzaklara götürmüş.

Sandal, kiraz ağaçlarıyla çevrili bir bahçenin önünde durmuş. Bahçede çiçekli şapkalı, yaşlı bir kadın yaşarmış. Kadın Gerda'yı çok sevmiş. Ona kiraz yedirmiş, saçlarını altın bir tarakla taramış.

Bu bahçede hep yaz olurmuş. Gerda çiçeklerin arasında günlerce oynamış. Neredeyse Kay'ı bile unutmuş.

Bir gün kadının şapkasındaki boyalı bir gül gözüne çarpmış. "Güller! Kay!" demiş Gerda. Hemen bahçe kapısından dışarı koşmuş. Dışarıda yapraklar sararmış, sonbahar gelmiş.

Gerda yorgun, bir taşın üstüne oturmuş. Karşısındaki dala bir karga konmuş. Gerda ona Kay'ı sormuş. Karga yakındaki sarayda yaşayan akıllı bir delikanlıdan söz etmiş. "Bu Kay olmalı!" demiş Gerda.

O gece karga onu sarayın arka merdiveninden içeri götürmüş. Ama delikanlı Kay değilmiş. Gerda üzülüp ağlamaya başlamış.

Saraydaki prens ile prenses ona çok iyi davranmışlar. Ona sıcak çizmeler, bir manşon ve altın bir araba vermişler. Karga da arkasından kanat çırpıp vedalaşmış.

Altın araba karanlık bir ormana girmiş. Tekerlekler derin karlara saplanmış. Ağaçların arasından saçları darmadağınık bir kız çıkmış. Kız ormanın derinliğinde, kocaman, gürültülü bir ailenin yanında yaşarmış.

"Bu manşon çok güzel, artık benim!" demiş orman kızı. "Sen de benimle kal. Bundan sonra benim arkadaşımsın!"

Orman kızının evinde kocaman bir tavan arası varmış. Orada güvercinler ve bir ren geyiği yaşarmış. Güvercinler Kar Kraliçesi'ni görmüşler. Kızağında bir oğlan varmış, kuzeye, Laponya'ya gidiyorlarmış. Ren geyiği de oranın yolunu biliyormuş.

Gece olunca Gerda, Kay'ı düşünüp ağlamış. Orman kızı bir süre ona bakmış. Sonra kalkıp ren geyiğinin ipini çözmüş.

"Al benim geyiğimi, Gerda," demiş orman kızı. "Seni kuzeye götürsün. Manşon bende kalsın, ama sen de şu eldivenleri al. Kuzey çok soğuktur."

Gerda orman kızına sımsıkı sarılmış. Sonra ren geyiğinin sırtına binmiş. Geyik karlı ovalarda koşmuş da koşmuş. Gökyüzünde yeşil, mor kuzey ışıkları dalgalanıyormuş.

Geyik önce Laponya'da yaşlı bir kadının kulübesinde durmuş. Kadının kâğıdı yokmuş. Kurumuş bir balığın üstüne bir mektup yazmış. Gerda'yı daha kuzeydeki bilge bir kadına göndermiş.

Bilge kadının kulübesi sıcacıkmış. Ren geyiği ondan, Gerda'ya on iki kişilik güç vermesini istemiş. Bilge kadın gülümsemiş. Gerda'nın en büyük gücünün iyi kalbi olduğunu söylemiş.

Gerda'nın iyi kalbi onu buraya kadar getirmiş. Yolda insanlar da, hayvanlar da ona hep yardım etmiş. Gerda bunu düşününce içi ısınmış.

Ren geyiği Gerda'yı kırmızı yemişli bir çalının yanına bırakmış. Buradan ötesi Kar Kraliçesi'nin topraklarıymış. Geyik burnunu Gerda'nın yanağına sürtüp vedalaşmış.

Gerda tek başına yürümüş. Kocaman kar taneleri etrafında dönüp duruyormuş. Ama Gerda korkmamış. Ellerine sıcak sıcak hohlamış, büyükannesinin gül şarkısını mırıldanmış.

Her hohlayışında kar taneleri önünden çekiliyormuş. Sonunda karşısında buzdan, ışıl ışıl bir saray belirmiş.

Sarayın salonları bomboş ve sessizmiş. Kar Kraliçesi sıcak ülkelere kar götürmek için uçup gitmiş. Kay donmuş bir gölün başında tek başına oturuyormuş. Buz parçalarıyla bir kelime yazmaya uğraşıyormuş.

Gerda koşup Kay'a sarılmış. "Kay! Seni buldum!" demiş Gerda. Kay kıpırdamamış bile. Gerda'nın sıcak gözyaşları Kay'ın göğsüne damlamış. Gözyaşları kalbindeki buz kırığını eritmiş.

Kay ağlamaya başlamış, gözündeki kırık da gözyaşıyla akıp gitmiş. "Gerda! Neredeydin? Burası ne kadar soğuk!" demiş Kay.

Kay ile Gerda el ele yola koyulmuş. Ren geyiği onları kırmızı yemişli çalının yanında bekliyormuş. Orman kızı da yolda onlara el sallamış. Eve vardıklarında yaz gelmiş.

Güller yine çatıdaki saksılarda açıyormuş. Büyükanne pencerenin önünde oturmuş, kitabını okuyormuş.

O gece Kay ile Gerda güllerin altında yan yana oturmuşlar. Gökyüzünde yıldızlar birer birer yanmış. Gül kokusu sıcacık, yumuşacıkmış. Kalplerinde hiç buz kalmamış. İkisinin de gözleri yavaş yavaş kapanmış. İyi geceler.

Kaynak: Andersen. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.