Uykumu Kaybettim
Metni sen okuyabilirsin · 3 dakika
Bir zamanlar Akşehir'de Nasreddin Hoca yaşarmış. Bir gece bütün kasaba uykuya dalmış. Kediler damlarda, kuşlar yuvalarında uyuyormuş. Evlerin pencereleri birer birer kararmış.
Hoca da yatağına girmiş, yorganını çenesine kadar çekmiş. Hanımı yanında mışıl mışıl uyuyormuş. Ama Hoca bir türlü uyuyamıyormuş. Bir sağına dönmüş, bir soluna. Yastığını kabartmış, yorganını düzeltmiş. Gözleri yine de kocaman açıkmış.
Hoca tavana bakıp düşünmüş. "Benim uykum nereye gitti?" diye söylenmiş kendi kendine. Sonunda kalkmış. Cübbesini giymiş, kavuğunu başına koymuş. Hanımını uyandırmamak için parmak uçlarında yürümüş. Fenerini yakıp usulca sokağa çıkmış.
Sokaklar ay ışığında bembeyazmış. Hoca fenerini kaldırıp etrafa bakmış. Çeşmenin oluğunun altına bakmış. Bahçe duvarının arkasına bakmış. Kapı önündeki saksıların arasına bile bakmış. Sanki kaybettiği bir şeyi arıyormuş.
Derken köşeden bir fener ışığı belirmiş. Bu, mahallenin gece bekçisiymiş. Bir elinde feneri, öbür elinde uzun bir değneği varmış. Her gece sokakları dolaşır, herkesin rahat uyuduğuna bakarmış.
Bekçi Hoca'yı görünce durmuş. "Efendi, bu saatte sokakta ne arıyorsun?" diye sormuş bekçi.
Hoca fenerini kaldırmış, ciddi ciddi bekçiye bakmış. "Uykumu kaybettim, onu arıyorum," demiş Hoca.
Bekçi kıkır kıkır gülmüş, bıyıkları titremiş. "Öyleyse gel Hocam, birlikte arayalım," demiş bekçi.
İki fener yan yana sokakta ilerlemiş. Duvarın üstünde bir kedi kıvrılmış, uyuyormuş. Bacanın üstünde leylekler tek ayak üstünde uyukluyormuş. Çınarın dallarında serçeler birbirine sokulmuş, uyuyormuş. Uzaktan bir baykuş usulca ötmüş.
Hoca hepsine tek tek bakmış. Herkes uykusunu bulmuş, bir tek o bulamamış.
Sonunda Hoca'nın evinin önüne gelmişler. Ahırın kapısından içeri bakmışlar. Gri eşek samanların üstünde mışıl mışıl uyuyormuş.
Bekçi Hoca'nın omzuna dokunmuş. "Hocam, uyku sokakta aranmaz," demiş bekçi. "O senin yorganının altında bekler. Sen yatağına gir, o kendiliğinden gelir."
Hoca evine girmiş, fenerini söndürmüş. Yatağına uzanmış, yorganını çenesine kadar çekmiş. Pencereden ay ışığı süzülüyormuş.
Hoca derin bir nefes almış, yavaşça vermiş. Bir daha almış, bir daha vermiş. Göz kapakları ağırlaşmış. Sonra kocaman esnemiş. "Buldum," diye fısıldamış Hoca. "Uykum buradaymış, yorganımın altında."
Uzakta bekçinin feneri sokağın ucunda küçülmüş, küçülmüş. Hoca mışıl mışıl uyumuş. Akşehir'de artık herkes uyuyormuş. İyi geceler.
Kaynak: Nasreddin Hoca fıkrası. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.
Benzer masallar
Yarın akşam onun masalı olsun
Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.