Nasreddin Hoca ve Kuyudaki Ay
Mine K. · 2:50
Akşehir'de bir akşam hava kararıyormuş. Gökte ilk yıldızlar yanmış. Cırcır böcekleri ötmeye başlamış. Nasreddin Hoca bütün gün bahçede çalışmış, çok susamış. Yatmadan önce su içmek istemiş. Testiye bakmış, testi boşmuş.
Hoca kovasını almış, bahçeye çıkmış. Kova elinde tıngır tıngır sallanıyormuş. Bahçenin köşesinde eski, taş bir kuyu varmış. Ahırın kapısında gri eşeği duruyormuş. Eşek kulaklarını dikmiş, Hoca'ya bakıyormuş.
Hoca kuyunun başına gelmiş. Kovayı indirmeden önce aşağı bakmış. Aşağıda, suyun içinde bir şey parlıyormuş. Kocaman, yuvarlak, sarı bir ay! Hoca gözlerini ovuşturmuş, bir daha bakmış. Evet, ay oradaymış.
"Eyvah!" demiş Hoca. "Ay kuyuya düşmüş!"
Hoca çok üzülmüş. Ay olmazsa gece yolcular yollarını nasıl bulurmuş? Çocuklar pencereden neye bakarmış? "Merak etme ay," diye seslenmiş. "Seni oradan çıkaracağım."
Hoca koşa koşa ahıra gitmiş. Uzun bir ip bulmuş. İp çok uzunmuş, Hoca onu omzuna atmış. İpin ucuna bir çengel bağlamış. Eşek de peşinden gelmiş. Merakla bakıyormuş.
Hoca ipi yavaş yavaş kuyuya sarkıtmış. İp aşağı inmiş, inmiş. Çengel suya değince ay titremiş. Eşek de kuyuya bakmış, kulaklarını oynatmış. "Dayan ay, dayan!" demiş Hoca.
Çengel aşağıda bir şeye takılmış. Hoca çok sevinmiş. "Yakaladım!" demiş. "Ay çengele takıldı!"
Hoca ipi çekmiş, çekmiş. İp gerilmiş, gerilmiş. Ama yukarı hiçbir şey gelmiyormuş. Çengel aslında kuyunun dibindeki bir taşa takılmış. Hoca bunu bilmiyormuş.
"Dayan ay, dayan!" demiş Hoca. Ayaklarını yere basmış, bütün gücüyle çekmiş. Yüzü kıpkırmızı olmuş. Eşek de Hoca'nın kuşağını dişleriyle tutmuş. O da çekmiş!
Birden çengel taştan kurtulmuş. İp boşalmış. Hoca yumuşacık çimenlerin üstüne oturuvermiş. Pat! Kova da yanına yuvarlanmış, tıngır mıngır.
Hiç canı yanmamış. Sırtüstü uzanmış, gökyüzüne bakmış. Gökyüzünde kocaman, yuvarlak ay parlıyormuş. Eşek de gelip burnuyla Hoca'yı dürtmüş.
"Oh!" demiş Hoca. "Ay yerine dönmüş!" Gülümsemiş. "Biraz zor oldu ama ay kurtuldu."
Hoca bir süre çimenlerde yatmış. Serin bir rüzgâr esmiş, otlar fısıldamış. Ay ona bakıyormuş, o da aya bakıyormuş. Yıldızlar göz kırpıyormuş. Kuyunun suyu ay ışığında usulca parlıyormuş.
Sonra Hoca kalkmış, kovayı doldurmuş. Suyunu içmiş, eşeğini ahıra götürmüş. Yatağına uzanmış, pencereden aya el sallamış. "İyi geceler ay," diye fısıldamış.
İyi geceler.
Kaynak: Nasreddin Hoca fıkrası. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.
Benzer masallar
Yarın akşam onun masalı olsun
Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.