HoolabySleep Coach

Rip Van Winkle

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 4 dakika

Bir zamanlar Kaatskill Dağları'nın eteğinde küçük, eski bir köy varmış. Dağlar havaya göre renk değiştirirmiş. Kimi gün masmavi, kimi gün mor görünürmüş.

Bu köyde Rip Van Winkle adında iyi kalpli bir adam yaşarmış. Köyün bütün çocukları onu çok severmiş. Rip onlara uçurtma yapar, masal anlatırmış. Komşularının çitlerini onarırmış, ama kendi çitini hep unuturmuş.

Rip'in sadık bir köpeği varmış, adı Wolf'muş. Bir sabah ikisi dağlara yürüyüşe çıkmışlar. "Akşam yemeğine geç kalma, Rip!" diye seslenmiş güler yüzlü karısı kapıdan.

Güzel bir sonbahar günüymüş. Rip ile Wolf dağın yükseklerine kadar tırmanmışlar. Yeşil, yumuşak bir tepeye oturup dinlenmişler. Aşağıda Hudson Nehri gümüş gibi parlıyormuş. Ağaçlar kırmızıya, sarıya bürünmüş.

Güneş yavaş yavaş batmaya başlamış. Dağların gölgeleri vadiye uzanmış. Rip, Wolf'un başını okşamış. "Hadi Wolf, eve dönme vakti," demiş Rip.

Derken kayalıkların arasından biri Rip'in adını seslenmiş. Rip dönüp bakmış. Bodur, tıknaz, yaşlı bir adam ona el sallıyormuş. Sakalı gür ve kırmış. Giysileri çok eski zamanlardan kalmaymış. Sırtında kocaman bir fıçı taşıyormuş.

Yaşlı adam hiç konuşmamış. Sadece işaretle yardım istemiş. Rip hemen fıçının bir ucundan tutmuş. Wolf da kuyruğunu yavaş yavaş sallayarak peşlerinden gelmiş. Dar bir dere yatağından yukarı tırmanmışlar. Uzaktan gök gürültüsüne benzer sesler geliyormuş.

Sonunda kayalarla çevrili, yuvarlak bir düzlüğe varmışlar. Orada bir sürü tuhaf, küçük ihtiyar varmış. Hepsinin uzun sakalları, kocaman şapkaları ve düğmeli, eski pantolonları varmış.

İhtiyarlar dokuz kuka oynuyormuş. Çimenlerin ucuna dokuz tahta kuka dikmişler. Ağır tahta topları yuvarlayıp kukaları deviriyorlarmış. Toplar kukalara çarptıkça dağlarda bir ses yankılanıyormuş. Gümbür gümbür! Tıpkı gök gürültüsü gibi.

Kimse tek kelime konuşmuyormuş. İhtiyarlar Rip'e bakıp ciddi ciddi başlarını sallamışlar. Sonra oyunlarına devam etmişler.

Yaşlı adam fıçıyı açıp bardaklara doldurmuş. Fıçıda serin, berrak dağ suyu varmış. Rip de bir bardak almış. Su buz gibi soğuk, bal gibi tatlıymış.

Rip'in gözkapakları ağırlaşmış. Esnemiş, bir daha esnemiş. Yumuşak yosunların üstüne uzanmış. Wolf da gelip yanına kıvrılmış. Toplar uzaklarda gümbür gümbür yuvarlanırken ikisi de derin bir uykuya dalmış.

Rip gözlerini açtığında parlak bir sabahmış. Kuşlar ötüyor, dere şırıl şırıl akıyormuş. Ne ihtiyarlar varmış ne de yuvarlak düzlük. Wolf yanında esneyip gerinmiş. Wolf'un burnu bembeyaz olmuş!

Rip çenesini kaşımış. Bir de ne görsün! Kemerine kadar uzanan bembeyaz bir sakalı olmuş. "Bir gecede sakal bu kadar uzar mı?" demiş Rip şaşkın şaşkın.

Rip ile Wolf yavaş yavaş köye inmişler. Ama köy çok değişmiş. Yeni evler yapılmış, yeni yollar açılmış. Eski hanın kapısında bambaşka bir tabela asılıymış.

Rip sokaktakilerin hiçbirini tanımamış. Onlar da Rip'i tanımamış. Çocuklar uzun sakalını görünce kıkır kıkır gülüp peşine takılmış. Rip eski arkadaşlarını sormuş. Kimi uzaklara taşınmış, kimi çok yaşlanmış.

Rip evinin önüne gelmiş. Çit dimdik duruyormuş, biri onarmış. Bahçe kapısında bembeyaz saçlı, yaşlı bir kadın varmış. Kadın Rip'in gözlerine uzun uzun bakmış.

"Rip, sen misin?" demiş karısı. "Yirmi yıldır neredeydin?" Hem gülmüş hem ağlamış, sonra ona sımsıkı sarılmış.

"Yirmi yıl mı?" demiş Rip. "Ben dağda bir bardak su içip biraz kestirdim sanıyordum!" Sonra ikisi de kahkahalarla gülmüşler.

O günden sonra Rip her akşam ocağın başına oturmuş. Köyün çocukları etrafına toplanmış. Rip onlara dağdaki uzun uykusunu anlatmış. Wolf da ateşin önünde uyuklamış.

Bir gece uzaklardan usul usul gök gürültüsü gelmiş. Çocuklar pencereye bakmış. Rip gülümsemiş. "Dinleyin," demiş Rip. "Dağdaki ihtiyarlar yine dokuz kuka oynuyor."

Ateş yavaş yavaş sönmüş. Çocukların gözleri birer birer kapanmış. Dağlar karanlıkta mor bir yorgan gibi uzanmış. Rip de koltuğunda tatlı tatlı esnemiş. Bu sefer sadece bir gece uyuyacakmış. İyi geceler.

Kaynak: Washington Irving. Kendi sözlerimizle, uyku için yeniden yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.