HoolabySleep Coach

Tuz Kadar Sevmek

Henüz seslendirilmedi
Metni sen okuyabilirsin · 4 dakika

Bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, uzak bir memlekette bir padişah yaşarmış. Bu padişah iyi kalpliymiş ama tatlı sözlere bayılırmış. Güzel yemekleri de çok severmiş.

Padişahın üç kızı varmış. Büyük kızlar parlak elbiseler giyer, süslü sözler söylermiş. En küçük kız ise sessiz, güler yüzlü bir kızmış. En çok sarayın mutfağında, yaşlı aşçı ninenin yanında durmayı severmiş. Ona soğan soyar, hamur açmasına yardım edermiş.

Bir gün padişah üç kızını yanına çağırmış. Tahtına kurulmuş, gülümsemiş. Salonun pencerelerinden güneş vuruyormuş. "Söyleyin bakalım kızlarım, beni ne kadar seviyorsunuz?" diye sormuş padişah.

Büyük kız hemen öne çıkmış. Babasını hazinedeki bütün altınlar kadar sevdiğini söylemiş. Padişah çok sevinmiş. Ortanca kız da babasını dünyadaki bütün mücevherler kadar sevdiğini söylemiş. Padişah bu cevaba daha da çok sevinmiş.

Sıra en küçük kıza gelmiş. Küçük kız babasının gözlerine bakmış. "Ben seni tuz kadar seviyorum babacığım," demiş küçük kız.

Padişahın gülümsemesi birden kaybolmuş. Tuz mu? Sofrada duran o küçücük, bembeyaz tuz mu? Padişaha bu hiç de değerli bir şey gibi gelmemiş. Kalbi kırılmış.

Padişah kaşlarını çatmış, sırtını dönmüş. Tek kelime etmeden odasına çekilmiş. Günlerce küçük kızıyla konuşmamış. Koridorda karşılaşınca başını öbür yana çevirmiş.

Küçük kız çok üzülmüş, çünkü babası onu yanlış anlamış. Bir sabah mutfağa inmiş. Ocağın yanındaki tabureye oturup başını önüne eğmiş.

Yaşlı aşçı nine kepçesini bırakıp yanına gelmiş. Küçük kız ona her şeyi anlatmış.

"Üzülme güzel kızım," demiş aşçı nine. "Sen babana en doğru cevabı vermişsin. Tuz küçüktür ama o olmadan hiçbir yemeğin tadı olmaz. Üç gün sonra büyük ziyafet var. Bak, ne yapacağız." Sonra eğilip kızın kulağına bir şey fısıldamış.

Ziyafet günü sarayın mutfağı çok kalabalıkmış. Kazanlar kaynamış, tencereler fokurdamış. Mis gibi kokular koridorlara yayılmış.

Aşçılar çorbalar, pilavlar, börekler, kebaplar pişirmiş. Küçük kız da ninenin yanında hamur açmış. Ama bir şey tuhafmış. Hiçbir yemeğe bir tutam bile tuz konmamış. Tuz kavanozu rafta, kapağı kapalı bekliyormuş. Küçük kız arada bir rafa bakıp gülümsüyormuş.

Akşam olunca büyük salona uzun bir sofra kurulmuş. Padişah, kızları ve konuklar sofraya oturmuşlar. Mumlar yakılmış, ud ile kanun çalınmış.

Padişah kaşığını çorbaya daldırmış, bir yudum almış. Yüzü buruşmuş. Pilava uzanmış, böreği denemiş, kebabı denemiş. Hepsi tatsız tuzsuzmuş.

Padişah kaşığını bırakmış. "Bu yemeklere ne oldu böyle?" diye sormuş padişah. "Hiçbirinin tadı yok!"

Küçük kız yerinden kalkıp babasının yanına gelmiş. "Babacığım, bu yemeklerde yalnızca tuz eksik," demiş küçük kız. "Tuz küçücüktür, gözüne bile görünmez. Ama o olmayınca hiçbir şeyin tadı kalmaz. Ben seni işte böyle seviyorum."

Padişah bir kızına, bir de tatsız yemeklere bakmış. O zaman her şeyi anlamış. Gözleri yaşlarla dolmuş.

"Beni affet kızım," demiş padişah. "Ben süslü sözlere kandım, asıl sevgiyi göremedim." Sonra kızını kollarına alıp sımsıkı sarılmış.

Tam o sırada aşçı nine elinde tuzlukla salona girmiş. Arkasından sıcak, taze ekmekler gelmiş. Herkes yemeğine birer tutam tuz serpmiş. Çorba da pilav da birden lezzetlenmiş. Büyük salon gülüşmelerle dolmuş.

Gece olmuş, konuklar evlerine dağılmış. Padişah ile küçük kızı sarayın balkonuna çıkmışlar. Gökte yıldızlar pırıl pırıl yanıyormuş. Bahçeden serin bir rüzgâr esmiş, serviler usulca sallanmış.

Padişah sıcak bir ekmeği ikiye bölmüş. Üstüne birer tutam tuz serpmiş. Yarısını kızına uzatmış. İkisi yan yana oturup ekmeklerini yavaş yavaş yemişler. Dünyanın en güzel tadı buymuş.

Küçük kız başını babasının omzuna yaslamış. Gözleri yavaş yavaş kapanmış. Padişah onu yumuşacık bir şala sarmış. Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine. İyi geceler.

Kaynak: Türk halk masalları geleneği. Kendi sözlerimizle, uyku için yazdık.

Benzer masallar

Yarın akşam onun masalı olsun

Adıyla, ailesiyle, istersen bu aralar zorlandığı bir konuyla. Bir dakikada oluşturulur, sakin biter. Ücretsiz, kart istemez.